Biyolojiden resme, mekanikten tasarıma kadar geniş bir yelpazede çalışmış dahi mucit Leonardo Da Vinci, büyük efsanesinden hiç de beklenmeyecek düzeyde bir matematik bilgisine sahipmiş; en basit aritmetik hesapları yanlış yapacak kadar... Benzer biçimde, psikanalizin babası, pek çok insan davranışının cinsellikle ilişkisini kuran Sigmund Freud'un, yaşamı boyunca depresyon ve paranoyayla cebelleşmesi de onun imajına pek uygun değil. Peki ya Çin'deki, iflah olmaz bir batı karşıtlığı kılığına bürünen komünizmin en önemli simgesi, kültür devriminin öncüsü Mao'nun, iflah olmaz Batı hayranlığı taşıyan eşi Jiang Qing'e ne demeli?
Tarih sahnesinde yer almış, yapıp ettikleriyle tarihe yön vermiş önemli kişiliklerin hayat hikayeleri, pek bilinmeyen yönleriyle NTV yayınlarından çıkan 'Nasıl Bilirdiniz?' kitabında yer alıyor. Hayata Kötü Başlayanlar, Gamsızlar, Hırs Küpleri, Bahtsızlığı Sineye Çekenler, Maymun Besleyenler gibi bölümler altında, İsaac Newton'dan Casanova'ya, Florence Nightingale'den Cengiz Han'a uzanan 68 ilginç insan hikayesinin yazarları; daha önce yazdıkları 'Cahillikler Kitabı'yla dikkat çekmiş John Lloyd ve John Mitchinson. Yazarların okuyucular için, kitaptaki hayat hikayelerinden ilham almalarını beklemekten öte ironik bir dileği var; hikayeleri okuyunca, kendi hayatınızın olabileceklerin en beterine pek yakın durmadığını görüp avunmanız... Rahat okunan bir dile sahip kitabın, bunaltıcı sıcaklarda eğlenceli bir seçenek olduğunu söyleyelim. Burada aktardığımız anekdotlar ve takıntılar da bu konuda ipucu veriyor sanırım.
İLGİSİZLİKTEN İCATÇI OLDU
Leonardo Da Vinci (1452-1519), İtalya'daki küçük dağ kasabası Vinci'de yaşayan bir noterin gayrımeşru çocuğu olarak doğdu. Annesi Arap bir köleydi. Da Vinci doğduktan sonra babası dört kez evlendi. Annenin de yeni evliliklerinden başka çocukları doğunca ilgiye hasret Da Vinci kendisini icatlara verdi. Zeka seviyesi yüksek olmasına karşın matematiği çok kötüydü. Geometriyi çok zor öğrendi ve aritmetikte fena halde beceriksizdi. O dönemde ağır suç sayılmasına karşın 30'dan fazla insan kadavrası kesip incelemişti. Buna karşılık semenderlerin sindirim organlarının bulunmadığını, ateş yiyerek beslendiklerini düşünüyordu.
EVLENENE KADAR BAKİRDİ
Sigmund Freud (1856-1939) Viyana Üniversitesi'nde tıp öğrenimi görürken ilk önemli araştırma projesi yılanbalıklarının cinsel yaşamını çözmeye çalışmaktı. Fakat 400'den fazla yılanbalığını kesip incelemesine karşın, erkek yılanbalıklarında testislerin varlığına ilişkin bir belirti bulamadı. Eğer bulsaydı insanlık daha uzun bir süre psikanaliz denen şeyden habersiz kalabilirdi. Zira araştırmasındaki başarısızlığı onu nörolojiye yönlendirdi ve kendisini üne kavuşturacak teorileri böylece formüle etti. İnsan psikolojisini cinsellikle açıklayan Freud'un ilginç bir yanı, 30 yaşında evlenene kadar bekaretini kaybetmemiş olmasıdır (Cinsel ilişkinin kendisini hasta ettiği kanısındaydı).
YATAĞINI ISLATIYORDU
Gerçeküstücü İspanyol ressam Salvador Dali (1904-1989), katı disipline sahip avukat babasını cezalandırmak için 8 yaşına kadar yatağını ıslattı ve evin her tarafına dışkılayarak, ömür boyu sürecek bir pislik saplantısı edindi. Madrid Kraliyet Akademisi'nden, sözlü sınava girmeyerek atılmayı becerdi. Bu davranışını sınavdaki üç profesörden de zeki olmasına dayandırıyordu. Yazar Paul Eluard'ın eşi, Rus asıllı Gala'yı baştan çıkarttığında benzerine pek rastlanmayan bir evlilik yaşamına da imza attı. Eşini başka erkelere sunmak, Dali'nin sıkça gerçekleştirdiği bir fanteziydi. Faşist general Franco'yu desteklediğini ilan edince diğer gerçeküstücüler tarafından dışlandı. Cevabında kendisinin özel bir gerçeküstücü olduğunu söylüyordu.