Anasayfa söyleşiler basından söyleşiler Sanatçıyı egosu besler!
Sanatçıyı egosu besler!
Editör tarafından yazıldı   
Cuma, 09 Temmuz 2010 15:15

sertab-erener1Yeni albümü 'Rengarenk'le adından söz ettiren Sertab Erener, müzik anlayışının çok değiştiğini söyledi. Teknolojinin kötüye kullanıldığını öne süren Erener, "Armoniyi bile hayatlarında duymayan çocuklar evlerinde müzik üretir oldular" dedi.

Yeni Aktüel dergisinden Gülşen İşeri'ye röportaj veren Erener, 20 yılda müzikte yaşanan değişimi değerlendirdi...

KÖTÜYE KULLANILIYOR

20 yıla yakındır müzik dünyasının içindesiniz... 'Rengarenk' bir albümle de 2010'a giriş yaptınız... Peki, bu 20 yılda müzikte nasıl bir değişim oldu?
Dünya değişti, çok şey değişti. Teknoloji insan evriminin hızından daha ötede hızlı yürüdüğü için insanoğlu bence kendi yarattığı medeniyetin teknolojik tarafına yetişemiyor. İnsanın öyle sonu gelmez arsızlığı var ki, teknoloji o anlamda kötüye de kullanılıyor. Bu 20 yılda, müziğin üretimi, müziğin dinlenme şekli, müziğin tınısı, müziğin insanlardaki değeri, algısı tamamen değişti. Bence müzik değer kaybetti son 20 yılda. Benim gördüğüm kadarıyla insanların hayatındaki değeri eskisi kadar değil. Eskiden müzik insanlar için daha çok ihtiyaçken, artık yeni jenerasyonlarda öyle değil. Müzik o kadar çok üretildi, çeşitlendi ve herkesin evine o kadar çok girdi ki; bence eskisi gibi sanat olarak bile görünmüyor. İnsanlar evlerinde 'Home Studio' dedikleri yerlerde müzik yapıyor. Daha önce armoniyi bile hayatlarında duymayan çocuklar evlerinde müzik üretir oldular.

YÜZYILIN PROBLEMİ

Son zamanlardaki pop müziğini düşünürsek, elektronik müzik ağırlıklı... Sizin albümünüzde de bu var...
Aslında orada büyük bir değişiklik yok, bizim kullandığımız elemanlar aynı. Ama tabii ki, dünya ekonomik olarak hızlı yaşadığı için enstrümanların akustik seslerini almak, onları çalmak teknik olarak çok ağır ve hantal bir şey. Mesela kocaman bir senfoni orkestrasını bir kayıt stüdyosuna sokmuyorlar, o sesler alınıyor. Çünkü teknoloji bize bunu sağlıyor. Aynı kemanın sesini bulabiliyorsun. Burada tek kaybedilen şey insanın makineleşmesi; ruhu noksanlaşıyor, o da bütün dünyada var. Şu an yaşadığımız yüzyılın problemi bu. Belki insanlar yeniden geri dönecekler, küçük konserlerde akustik şeyler yapacaklar ama onun da bir süresi var, daha o noktaya gelmedik.

YAPTIĞIMI BİLİYORUM

Kendinizdeki değişimi nasıl yorumluyorsunuz peki?
1992 yılında yaptığım albümde kendini ispat etmeye çalışan, "Ben buradayım" diyen, "Sesim ne kadar güzel" diye bağıran bir kız çocuğuydum. Konservatuar okuyan genç bir öğrenciydim. Şimdi değiştim, ama benim böyle bir telaş hissetmemin anlamı yok. 18 yıl içinde nasıl bir şarkıcı olduğumu insanlar gördü ve beni bir yere koyabildiler. Bundan dolayı da çok mutluyum. Bu yüzden böyle bir ideayı da taşımayan, daha çok ruhun içine yolculuk yapan bir şarkıcı olmayı tercih ettim, son beş-altı yıldır da bununla uğraşıyorum aslında.

'Rengarenk' de sanıyorum bu yolculuğun karışımı...
Evet. Doğru söylüyorsun, ben birçok albümümdeki şarkıların tadını bu albüme de koymak istedim. Öyle bir cümle bulduğum için de rahat ettim. O cümle çok net, repertuarı oluştururken de net görebildim bunu. Doğru seçimler yaptım ya da doğru şarkılara ulaştım. Ne yaptığımı biliyorum.

HAYATIMI RAKAMLARA GÖRE YÖNLENDİRMEM

Pop dünyasında önemli bir misyonunuz var, bu sizi korkutmuyor mu?
Müziğin çok ciddi bir gücü var. Ben de baştan sona çok titizim. Kendi hayatımı ona göre yönlendirmiyorum. Ben zaten bunun yolcusuyum, daha derin ve farkındalığımı arttırarak yaşayabilirim diye bu yolculuğa çıktım. Ne yapıyorsam ona göre davranıyorum. Bir mecburiyetmiş gibi de yapmıyorum. En birinci insani sorumluluğum zaten.

Bu yolculuğun zig-zagları neler?
Başarılar ya da başarısızlıklar olarak değerlendiriliyor dışarıdan... Neye göre? Satışlara, rakamlara göre... Prensipte ben dışarıda cereyan eden rakamlar dünyasına göre hayatımı yönlendirmiyorum. O tür beklenti çok yorucu bir şey.

ZARAR VERMEZ

Bu coğrafyada ya da dünyanın herhangi bir yerinde kültürel bir diyalog sağlıyor sanat. Müzik bu diyalogun neresinde duruyor?
Sanat insanın ürettiği, yapabildiği en güzel şey... Çok değerli o yüzden.

"Kalple yapılan kötücül olmaz" diyorsunuz...
Tabii. Kendi karanlık dünyasında biri bir resim çizer, baktığında çok karanlık bir şey görürsün ama o tabloda sana vereceği şey o kadardır. Artistin dışa vurumudur o... O dışa vurum ne kadar karanlık da olsa başkalarına zarar vermez.

EGOYA OLAN İNANÇ İNSANA BAŞARI GETİRİYOR

Yüzlerce söze, besteye imza attınız. Bugün baktığınızda size dokunan hangi şarkınız desem?
Benim 'Aşk'tır o şarkım. Onca şarkının içinde sorduğunda tek söylediğim... Ayrı bir yeri var.

Peki, aşkı kaç kişilik olarak tanımlıyorsunuz?
Her ikisi de olabilir ama inşallah iki kişilik olur.

Sanatçılar genelde acıya sığınmayı tercih ederler aşk konusunda da... Üretmek için acı çekmeyi göze alanlar var...
Ben buna şüpheyle yaklaşıyorum, bu fikir bize satıldı bence. Acı çeken insan, acı çektiği süreç içinde hiçbir şey üretemez. Bu mümkün değil. Ancak acı bittiğinde, artık acı sakinleşip de onu algıladığında üretime geçirebileceğin bir aralıktır. Yıllardır herkese geçirilmiş bir bilgi bu ve tamamen yanlış... Bence sanatçılar acılardan değil de, kendilerine olan inançlarından besleniyorlar. Egodan söz ediyorum... Ona olan inancın tamsa, çok yetenekli olmasan bile bir şeyler olabiliyorsun. Mükemmel bir şarkıcı olmasan bile kendine olan inancın seni bir noktaya getiriyor.

 

 
Reklam
Reklam

loveletterElmanın öbür yarısını buldunuz ama bir türlü ikna edemiyor musunuz? Ayrılmak istiyorsunuz ama olmuyor mu? İyi bir özgeçmişe ya da ilginç fıkralara mı ihtiyaç duyuyorsunuz? Bir mektubun her şeyi halledeceğini düşünüyorsanız, bunu sizin için yapacak kişiler var. Devamını oku...

marriage_29Evlilik sona erdikten sonra çiftler arkadaş kalabilir mi ? Karşılıklı saygı, evlilik için çok önemlidir. Evliliğin bitmesi halinde bile bu saygı, ne olursa olsun arkadaşlık temellerinin atılmasında en önemli faktördür.

Devamını oku...

loversProf. Dr.Mehmet Sungur, romantik bir aşkın cinsel arzuları da artırdığını söylüyor. Aşkın cinsellikten haz almanın garantisi olduğunu belirten Sungur, ekliyor: Aşkla yapılan seks ziyafet gibidir. Aşksız olanı ise sıradan bir yemektir. Devamını oku...

Kimse boşanmak içidivorce_1n evlenmez. Ancak son zamanlarda evliliklerle boşanmaların sayısı birbirine yaklaşınca, aile kurumunun sağlamlığı da tartışılmaya başlandı

Devamını oku...

 

relationshipAyşe Özyılmazel bu yazın yanlış kadınlarını anlattı : Ortak arkadaşlarınız tarafından tanıştırılan kadınlar... Bu aralar evli çiftler hemen yakınlarındaki bekarları da başgöz etme peşinde. Ne de olsa bekarlar kötü örnek. Devamını oku...

ayrilik2Ayrılmak istediğini söyledi ve çok şaşırdınız. Oysa her şeyin yolunda gittiğini sanıyordunuz. Yapmayın canım, mutlaka önden sinyallerini vermiştir. Bilerek değil, farkında bile olmadan. Demek ki siz bu sinyalleri okumayı beceremediniz. Aşağıdakilerin hiçbiri mi yoktu ortada? Devamını oku...

uzgunadamÇoğu zaman erkeklerin söylediği kırıcı sözlerden şikayet etseniz de onların da ara sıra sizin gibi düşündüğü ve söylediklerinize sinirlendikleri hiç aklınıza geldi mi? Devamını oku...

HospitalABD'de yapılan bir araştırmada, erkeklerin ağır hasta eşini terk etme olasılığının kadınlara göre 7 kat fazla olduğu ortaya çıktı.
 

Devamını oku...

Sad_WomanGeçen hafta erkeklerin ipliğini pazara çıkarmıştık, şimdi sıra kadınlarda. Bu kez deplasmanda olduğumdan erkeklerden yardım aldığımı itiraf etmem gerekir. İtirazı olan kadınlar, şikayetlerini çevrelerindeki erkeklere bildirsinler lütfen. Devamını oku...

divorce1İşte yatak ıslatmaktan cinsel doyuma, yemeğe idrar atmaktan tırnak kesmeye kadar en ilginç boşanma nedenleri...
Devamını oku...
Reklam
Reklam
kedi1Uluslararası krize yol açan Ahmedabad, Başkan Bill Clinton’ın medya kahramanı olan kedisi Socks, Churchill’in tarihi simge haline dönüşen kedisi Jock, uzaya “fırlatılan” ilk kedi Felix, katili yakalatan Kartopu, beste yapan Pulcinella, Oscar’a layık görülen Portakal... Devamını oku...

hayvanbarinagiBu moda çekiminin modelleri, barınak köpekleri... Köpek ürünleri satan bir internet sitesi için poz veren Üsküdar Barınağı'nın sevimli sakinlerini sahiplenecek aileler aranıyor Devamını oku...

200kucuFotoğraf sanatçısı Defne Sesin Okay, 'Saklı Zaman' adını verdiği sergisiyle herkesi hayvan haklarına duyarlı olmaya çağırıyor. Sokakta yaşam mücadelesi veren dört ayaklı dostlarımız, serginin baş misafirleri...

Devamını oku...

large_pg29dog1Bilim, hayvanların duyguları olduğu konusuna hep şüpheyle yaklaştı. Ancak Newsweek dergisinin yeni sayısındaki habere göre, yapılan son araştırmalar, hayvanların da duygularının olduğunu ve her birinin farklı kişilikler sergilediğini ortaya koydu.

Devamını oku...
baby_cat_in_pinkPabuç, sevgi dolu, yumuşacık bir Golden Retriever. Öyle ki, birilerinin hiç acımadan çöpe attığı minicik yavru kedilere annelik yapıyor. Onları karnında uyutuyor, emziriyor, yalıyor ve koruyor.

Devamını oku...

White_Dog_10241Sokak hayvanlarının maruz kaldığı şiddete dikkat çekmek için hazırlanan 15 dakikalık 'Ezber' filminde ünlü isimler köpek rolü oynadı.

Devamını oku...
inadinayasatmakSokak ayvanlarının özgürlüğü için yaptığı 15 dakikalık 'Ezber' adlı belgeselle adını duyuran Tolga Öztorun, aynı zamanda ALEM FM'de 'Tolga Öztorun ile Dost Muhabbetler' adlı bir program sunuyor.

Devamını oku...

sokakkpekleriDünyanın en güçlü hayvan hakları teşkilatı PETA’nın başkanı nisa taifesinden Ingrid Newkirk bir konuştu, bu kadar olur.. Kendi fettak füttak kafasına göre “âleme nizam verme” konusunda her daim iddialı olan medyamızın kafası biraz karıştı.. Devamını oku...

kurt36 bomba arama köpeği, polis aracında unutulunca havasızlıktan öldü. Köpekler arasında 2007'de 580 kilo patlayıcının yerini tespit eden "Maske" adlı Alman Kurdu da var.
 

Devamını oku...

dogs54Beykoz'daki sokak hayvanlarının kaderi son bir yılda değişti. Hep kötü haberlerin geldiği ilçede, artık hayvanlar adına güzel şeyler yapılıyor. Belediye ve gönüllüler el ele verip, önce barınağı düzeltti. Şimdi de sahiplendirme çalışmalarına hız verilmiş durumda Devamını oku...