Koştura koştura gittiğim tatilden, az kalsın seke seke dönüyordum.
Didim Akbük sahillerinde eski voleybolculardan kim kaldı şovunu tam da başlatmış, suya plonjonlar atarken çok fazla hareket yapmış olmalıyım ki
nazar mı deydi göklerden yerine patırtımdan rahatsız olup, nazar deydi denizlerden şeklinde ayağıma dolanan zehirli denizanasının kırbacı ile olduğum yere çakıldım. Sonrası nanay… Ayak üzerinde parmak arası terlik şeklinde çıkmış kızarık bir iz, şişme ve uyuşma. Sen misin ramazan ayının ikoncan adayı, al sana kırbaç cezası!
Denizden çıktığımda, “mutlaka zehri alacak bir ilaç kullanmayı ihmal etmeyin” diye uyaran doktor hanımı ve “evladım bir doktora git babanla” diyen annemi Türk’e bir şey olmaz mantığı ile dikkate almayınca olanlar oldu. Ertesi sabah gece boyunca vücuda yayılan zehir nedeni ile gözümü sağdan sola çeviremeyeceğim şekilde kaslarım kilitlendi. Bir ateş, bir üşüme derken bacaklarımdan aşağı romatizmadan beter ağrı eşliğinde ara sıra yatağa iyi hissettikçe de şezlonga serildim durdum tatil boyunca. Aman diyeyim başınıza benzer bir vaka gelirse siz bana bakıp durumu ihmal etmeyin mutlaka bölgeye ilk müdahaleyi sirke ile kendiniz yapın sonra da en yakın sağlık merkezine gidin. Epi topu yiyeceğiniz bir iğne tatilinizin zehir olmasından iyidir.
Yılın benzer tarihlerinde Ege sahillerini esir alan denizanaları dışında geçen hafta Türkiye’nin gündeminde farklı konular da yer aldı elbette. Fakat Didim koyununun gündemini daha çok her şeye rağmen yılın yorgunluğunu atmakta kararlı şahsımın, sahilde uyumak için bir o yana bir bu yana dönerken denize doğru devirdiği “k.çımın açılımı” meşgul etti diyebiliriz. Gündemi şaşırtma ve vatandaşı oyalama konusunda değerli büyüklerime benim de bir takım açılımlarla katkım bulunduysa ne ala!
Bu arada tatil kitapsız olur mu? Olmaz elbette. Ansiklopedi görüntüsünde yazılmış sekiz yüz on üç sayfalık romanımızı da okur sever görüntümüzü tamamlaması amacıyla uçakta bile elimde tutmayı ihmal etmedim. Demet Altınyeleklioğlu’nun kaleme aldığı “Moskof Cariye Hürrem” adlı kitap, tarihten bana bir şeyler aktarır mı diye planlarken yüzyılın en uzun beyaz dizisi ile karşılaştım diyebilirim.
Kanuni Sultan Süleyman ile Hürrem Sultan'ın aşklarını fantastik bir biçimde ele alan yazar, meğer çok da tarihi bir belge iddiasında yazmadığını kitabın kapağında yer alan künyede küçük puntolarla özetlemiş. Lakin ben “eser, kaynağını tarihi olaylar ve karakterlerden almakla birlikte tarihi gerçekler pusula niteliğinde olup, romanın kurgusu hayal gücü üzerinedir” notunu kitabın ancak yarısına gelip de hala yataktan çıkamayan hükümdarla cariyesi için “amma da uzadı yahu bu iş böyle de tarih mi olur” diye söylenmeye başladığımda gördüm. Bu geç farkındalığımın nedeni ise denizanasının görme yetime etkisindendir diye düşündüm.
Moskof Cariye Hürrem, “ne buluyor bizim adamlar şu Rus kadınlarda?” sorusuna cevap olmaya hazır bir analiz niteliğinde. Bu yüzden olsa gerek uzun tutularak tez kıvamında yazılmış. Öyle ki, kitapta bir erkeği elde etme ve elinde tutma teknikleri konusunda ırkın kadınlarının maharetleri ve yaşam stratejileri konusunda oldukça detaylı bilgiler verilmiş.
Kitabı okurken Hürrem’in ( Aleksandra ) haremde onca hatun sıra beklerken büyük bir hırsla herkesi ekarte etmesi ve hedefine ulaşma konusundaki dirayeti bana günümüzde; memlekette sayısı azalan erkekleri bekleyen birbirine rakip Türk kadınlarını ve hatta son yıllarda yine sayıları giderek artan sınır ötesi rakiplerini hatırlattı bir kez daha. Tarih tekerrürden ibarettir. Kabul edelim o zaman da, şimdi de her türlü rakip ezelidir.
Yine de okuyarak aşka doyalım, az buçuk da taktik alıp, yerli yer-siz rakiplerimizden kurtulalım diyenlere kitap tavsiye olunur. Alınız okuyunuz, bir çırpıda kuponsuz aşk taktikleri ansiklopedisi sahibi olunuz.
Bahar bitti, yaz geldi, yeni aşka yelken açacaksınız ama ne mümkün! Sizin yelkenli çelik halatlarla eski limana demirli vaziyette. Ama üzülmeyin, durumunuz ümitsiz değil.
Devamını oku...
Ayrılmak istediğini söyledi ve çok şaşırdınız. Oysa her şeyin yolunda gittiğini sanıyordunuz. Yapmayın canım, mutlaka önden sinyallerini vermiştir. Bilerek değil, farkında bile olmadan. Demek ki siz bu sinyalleri okumayı beceremediniz. Aşağıdakilerin hiçbiri mi yoktu ortada?
Devamını oku...
İngiltere'de bir üniversitede matematik öğretmenliği yapan Backus yalnız olmanın bilimini matematiğe döktü. En iyi eşinizi bulmanın olasılığı 285 binde 1'e denk geliyor...
Kimse boşanmak için evlenmez. Ancak son zamanlarda evliliklerle boşanmaların sayısı birbirine yaklaşınca, aile kurumunun sağlamlığı da tartışılmaya başlandı
Hovardalara bahane oldu, incinmekten korkanlara kaçış yolu. 20 yıl önce söylense ne olduğu bile anlaşılamayacak bu sorun ne ara ortaya çıktı? Nedir bu ‘bağlanma problemi’nin sebebi?Devamını oku...
İsrail’de yapılan araştırmaya göre, mutsuz bir evlilik sürdüren erkeklerin kalp sağlığı tehdit altında. Bu kişilerin, 10 yıl içinde ölümcül kalp krizi geçirme riski, diğer erkeklere oranla yüzde 64 daha fazla
Sigara, alkol, uyuşturucu gibi bağımlılık türlerine "aşk" da eklendi. Bu 'hastalığı' tedavi etmek için harekete geçen uzmanların kurduğu İstanbul'daki BATEM (Bağımlılık Tedavi Merkezi) Türkiye'nin aşk bağımlılarına el uzatan ilk merkezi oldu.
Aşka düşerken, aşktan düşerken bütün şarkılar sizin için yazılmış gibidir, her şiirde bir hikayeniz saklı, her yeni yüzde, eski bir yüz her yeni şehirde, eski bir nehir
Devamını oku...
Erken yaşta cinsel temas ve çok eşliliğin artması Türkiye'de cinsel yolla bulaşan hastalıkları tırmanışa geçirdi. Bu durum en çok kadını etkiyor. Öyle ki,tekrarlayan enfeksiyonlar kadını kısır bırakıyor! Erken yaşta cinsel temas ve çok eşlilik Türkiye’de cinsel hastalıkları artırdı... Devamını oku...
Bu moda çekiminin modelleri, barınak köpekleri... Köpek ürünleri satan bir internet sitesi için poz veren Üsküdar Barınağı'nın sevimli sakinlerini sahiplenecek aileler aranıyor
Devamını oku...
Kedi köpek pansiyonu denilince akla, kafesler içindeki mutsuz hayvanlar geliyor değil mi? Ama artık sevimli dostlara özel evlerini hiç aratmayacak, son derece lüks konaklama mekânları var
Devamını oku...
Dünyanın en güçlü hayvan hakları teşkilatı PETA’nın başkanı nisa taifesinden Ingrid Newkirk bir konuştu, bu kadar olur.. Kendi fettak füttak kafasına göre “âleme nizam verme” konusunda her daim iddialı olan medyamızın kafası biraz karıştı..Devamını oku...
6 bomba arama köpeği, polis aracında unutulunca havasızlıktan öldü. Köpekler arasında 2007'de 580 kilo patlayıcının yerini tespit eden "Maske" adlı Alman Kurdu da var.
Beykoz'daki sokak hayvanlarının kaderi son bir yılda değişti. Hep kötü haberlerin geldiği ilçede, artık hayvanlar adına güzel şeyler yapılıyor. Belediye ve gönüllüler el ele verip, önce barınağı düzeltti. Şimdi de sahiplendirme çalışmalarına hız verilmiş durumda
Devamını oku...
Avustralya'da 'Clyde' adlı bir kedi, 3 yıl süren gizemli yolculuğunda 3 bin 800 kilometre yol kat ederek sahibine kavuştu.
Fotoğraf sanatçısı Defne Sesin Okay, 'Saklı Zaman' adını verdiği sergisiyle herkesi hayvan haklarına duyarlı olmaya çağırıyor. Sokakta yaşam mücadelesi veren dört ayaklı dostlarımız, serginin baş misafirleri...
Kaybolan köpeğini, ‘abdest bozuyor’ diye eşi gazete ilanıyla hibe etmiş. İstanbul’da iki ay önce kaybolan 16 aylık doberman cinsi köpeği ‘Esmer’i, afişler bastırıp il il dolaşarak Türkiye’nin dört bir yanında arayan ve Bodrum’un Ortakent Yahşi Beldesi’ndeki çiftlikte bulan Dr. Zuhal Eşmen, öğrendiği gerçekle şoke oldu.