| Bu şehir beni kusuyor... |
| Seyran Aksoy tarafından yazıldı |
| Pazar, 02 Ağustos 2009 17:33 |
|
Kimi gün oluyor ya ben daha çok çıkmak istiyorum bu şehrin hayatından. Beni ben yapan her anına, noktasına, belki sokaklarına bile fazla geliyorum. Çocukluğum, gençliğim üç narkozla uyutuldu bu şehirde ya zaten birçok şeyi de artık hatırlayamıyorum. Bir geçmişte ben kaldı, bir de şimdiki ben… Serseri ruhumu çaldı belli ki bir narkoz esnasında İstanbul, bana inat yaşıyor. Canı sağ olsun! Bugünlerde ise ben kendimi uyutmaya çalışıyorum ona sormadan. Kim etti seni böyle diye sorana, kim etmedi ki desem yeter mi acaba? Bir “uyuyan güzel” masalının kahramanıyım şimdi… İçmeyi beceremediğim için uyuyorum. Gözyaşım bitmiş belli, ağlayamadığım için uyuyorum. Oysa bir tek ölümlerde böyle olurdum ben, hep içime ağlardım. Kim öldü bu ara? Toplu mezar var içimde artık da, isimler kimin umurunda? Korkma diyor bilinçaltım uykularımda, acıtacağını bilsen de yeniden sevmekten korkma. Uyurken korkmuyorum zaten sevmekten. Belki de bu yüzden hasretle akşamları uykuya koşuyorum. Ama uyanınca… Yiyorsa, bunca yaşanmışlıklardan sonra sen korkma diyorum. Bir tek gündüzlere tahammülüm var artık. Oysa akşamlarıdır her şehrin en güzel zamanı. İstanbul’un bensiz, başkaları ile sevdalı yaşadığı zamanlara katlanamıyorum, bu yüzden de artık akşamları yaşamıyorum. Süslü topuklu ayakkabılarımla dolanmaktan başka bir kadınlık edemedim ben bu şehre. Ne aşkla sevdim de kendimi sevdirmeyi beceremedim. Köklenirim niyetiyle bir avuç toprağına kuruldum ama sürekli temelimden sarsıldım durdum. Karnım tok olsun diye ideallerimden çok sevmediğim işlere razı oldum, başka bir “ben”le çalışarak hayatımı korudum. Düşe kalka ancak bu şekilde tutundum. Sadece kalan olmaktı zorum, şimdi gitsem mi diye düşünüyorum. Ama öyle korkakça değil! Her şeyi bırakıp gitmek sözüne ettiğim. Evi kapatmak, işi bırakmak, dostlardan ayrı kalmak, her şeye yüreklice veda edip, başka bir şehre dahil olmak… Basiretsizliğimle bağlanan bu şehrin düğümünü bir çekişte çözüp, içindekilerle geride bırakmak… Ege’de başka bir şehir göz kırpıyor uzaktan bu ara ama hiç flört edecek halde değilim. Çapkındır o şehir… Bir şarkıda hatta “kara sevda hasretinden” yandığı söyleniyor. Aldanırım birden de, sonra beni de yakar mı diye ürkmekteyim. Şimdilik telaşsız, beklemekteyim. Canıma değerek yaşamayı beceremesem de bu şehirde, olduğum yerdeyim. Deneye yanıla bu dünya, ömrü boşa tüketmek nasıl oluyor onu deneyimlemekteyim.
|