| Yeni moda; toksinden arınma diyetleri |
| Editör tarafından yazıldı |
| Çarşamba, 21 Nisan 2010 11:52 |
|
Kırmızı eti sever misiniz? Peki alkolle "iyi" misiniz? Siyah çaydan başka çaya yüz vermez misiniz? Belki de kahvekoliksiniz? Siz şimdi pastaya da hayır demezsiniz! Öyleyse bol miktarda "toksinölisiniz. Son zamanlarda yeni bir diyet moda oldu. Bu diyetin hedefi kilolar değil. Daha doğrusu ilk hedefi kilolar değil. Bazı şeyleri hiç yemiyorsunuz, bazı şeyleri bolca yiyorsunuz ve vücudunuzdan toksinleri atıyorsunuz... Kimileri detoks diyeti, kimileri toksin atıcı diyet, kimileri de anti-aging diyor. Sezen Aksu, Özlem Önal, İpek Tuzcuoğlu gibi isimler yapıyor. Bakalım uzmanları ve uygulayanları bu diyeti nasıl anlatıyor?
"Hem bedene hem ruha detoks" Türkiye’de alternatif tıbbın önemli isimlerinden Dr. Ender Saraç "Ruha da detoks gerekir" diyor. Detoks vücuttan zararlı toksinleri atmak demek. Diyetten çok bir beslenme ve yaşam felsefesi. Kırmızı eti yok denecek kadar azaltmak, doğanın teknolojisi olmayan gıdalardan uzak durmak, taze sebze ve meyveye ağırlık vermek gerekiyor. En etkin detoks, kliniklerde yapılan Pancha-Karma yöntemi ile olur. Toksinin en çok biriktiği bağırsaklar, bitki özlü sıvılarla temizlenir. Toksin ve serbest radikal oluşumunu yavaşlatan antioksidanlar, vitaminler ve bazı mineraller bulunuyor. Selenyum, E ve C vitaminleri, üzüm çekirdeği ve zarı hapı, soya özleri, bakır gibi antioksidanlar var. Ayrıca ayurveda tabletleri ve bazı bitkiler. Biberiye, zencefil, dereotu, zerdeçal, kekik, fesleğen güçlü antioksidanlardan. Özellikle yeşil çay, nane çayı, kekik çayı, adaçayı önemli. Günde iki fincan içilmesi durumunda çok etkili olabilirler. Bol sıcak su da içmek gerekiyor. Onun dışında bir de pozitif enerji önemli. Sırf bedenin detoks olması değil, ruhun da toksinlerden arınması önemli.
Kin, öfke, nefret, kıskançlık, aşırı hıs... Anti-aging’de ya da detoks diyetinde hep bedenden söz ediliyor. Oysa ruh ve beden bir bütündür. Bu programlarda mutlaka kişiye meditasyon, yoga, reiki, tasavvuf felsefesi gibi yaradanla arasında pozitif bir enerji köprüsü kurabileceği bir yardımcı gerekir. Kişi bunların hiçbirini yapamıyorsa o zaman doğal rahatlatıcı haplar önerilebilir. "Oruç da detokstur" Süleyman Demirel’in doktoru olarak tanınan Prof. Dr. Osman Müftüoğlu bir kitap yazdı: "Yaşasın Hayat-Viva La Vita!". Kitabın bir bölümü detoks diyetleri üzerine. Hem toksinlerin zararları anlatılıyor hem de örnekler veriliyor. "Detoks bir yaşam biçimidir, zayıflama diyeti değildir. Amacı sizi yoran metalleri vücuttan atmaktır. Oruç da bir tür detokstur" diyen Müftüoğlu’nun önerisi üç ayda bir yapılan haftalık diyetler. Ama kitabında bir günlük diyetler de var. Müftüoğlu’nun diyet örneğine geçmeden önce son bir hatırlatma. Ünlü doktorun hastalarından biri de Sezen Aksu. O da uzun süre detoks diyeti yaptı. Aksu "Yaşasın Hayat-Viva La Vita"da, Müftüoğlu’na teşekkür ediyor: "Sayın Hocam. Sizi tanımak büyük bir şanstı, ama mutlaka paylaşılmalıydı. Bu kitap için, bana bir kez daha iyi geldiğiniz için teşekkür ederim." "Kitabını da yazıyorum" Müftüoğlu’ndan karaciğer detoksu
Ender Saraç’tan iki günlük diyet |