| Buz tutar hayat!... |
| Nazan Kutlu tarafından yazıldı |
| Perşembe, 05 Kasım 2009 03:03 |
Mevsimlerin kaderidir, ardından gelenin kollarında can vermek... Tıpkı bir aşkın, başka bir aşkta ömrünü bitirmesi gibi... Ölmeyi beceremeyen tek mevsim güzdür!... Tümünün ahını alır... Ve ağıt yakılır sonbaharda, yitip giden sevdalara...
Bir aşk yenik düşer zamana... İşte o anda, ayaz vurur ellerimi... Buz tutar hayat!... Bir aşkın ardından, pul pul dökülürüm Kasımda... Etim tırnaktan ayrılır koparcasına. Hoyrat bir kış kapıda... Şehre ilk kar düştü Sevgilim... Beyaz saçlı, yorgun bir kadın artık İstanbul. Eteklerine sökün etmiş aç martılar. Senden kalmayım yine.... Başımda bir fil, geceden delirmiş. Salacak yokuşundan denize ineceğim bugün... Kızkulesini gördüğüm an, bir mektup düşecek cebimden. Yaşamaya değer ne varsa düşecek benden. Mektubun harfleri kızıl... Cümleleri kör bıçak. Ayrılığın tüm sızısını hissedecek kemiklerim. Kime baksam canını yakacağım. Bana baktıklarında canım yanacak. Yüzüm, iki gözden ibaret epeydir. Ağzım, burnum yok. Çünkü ne kokun var, ne söyleyecek tek sözüm. Kulaklarımda kopmuş denizin uğultusu. Ellerimi yutmuş siyah kazağımın kolları. Yüzüme düşen bir tutam kızıllığı kaldırmayacak hiçbir el. Seni bekleyecek, benim beklediğim gibi. Gelmeyeceksin... Taşını toprağını keder edeceksin bu şehrin ... Beni güzel hatırla |