Anasayfa Nazan Kutlu Gülek Hayatın can yeleği "Aşk"tır...
Hayatın can yeleği "Aşk"tır...
Nazan Kutlu tarafından yazıldı   
Cumartesi, 22 Ağustos 2009 23:40

yelkenliHayat ve deniz…Hep içinde olmak isteyip, kıyısından seyrettiğim…

Sene 1999 Mart. Hüznüm dışında her şeyden vazgeçmeye hazır olduğum, deliliğimin doruk yılı. Kaybedecek bir şeyi kalmamış insan cesareti var üzerimde. Tam zamanı diye düşündüm. Bozkır çocuğu ruhumla aşık olduğum denize gitmenin ve korkularımla yüzleşmenin…

Tanrının şakacı bir saatine denk geldim yine ve Marmaris de 1 haftalık yelken kursu ilanını gördüm. Kayıt yaptırmam 15 dakika sürdü.(aşık olmak gibi diye düşündüm…kısacık bir anda..)

1 hafta sonra yoldaydım. Hiçbir yolun beni bir yere götürmediğini düşünerek, altımdan akan asfalta, gözlerimle şiir yazdım.

Kırık kanatlı martı!

Alçıya alacağım seni, tuza batırıp…

Verilen adrese akşamüstü ulaştığımda, sanki bahar balosuna hazırlanan kadın telaşında bir şehir çıktı karşıma. Kıyıya yakın bir büroda, gözlerinden canlılık fışkıran, yaşını tahmin etmenin imkansız olduğu, bedeni etten değil de sudan oluşmuş gibi kıpırtılı gülümseyen adam elimi sıktı. İnsanı kıskandıracak kadar hayat dolu..”Su adam”…

-Hoş geldin…Ben Cumhur Gökova…

-Merhaba…Ben Nazan…

Tam istediğim gibi oldu her şey, fazla konuşmadan, bir iki kayıt işlemini, yine o deniz kıpırtısıyla yaptı… ( hiç telaşlanmaz ve hayat onun kontrolünde akarmış gibi dingin..)

-Hadi..gidip seni tekneye yerleştirelim, dinlen.

Sessizce takıldım arkasına. Marinaya doğru ilerlerken, havanın serinliğine inat, yavaş yavaş içim ısınıyordu. Birbirinin benzeri, gelin gibi duruyordu tekneler. Onlardan birinin içine girdik ve bana ilk gelen olmanın ayrıcalığı kalacağım yeri seçme şansını verdi. Başaltı kamarasını seçtim..

Gece tüm kursiyerler geldi. Hepsinde, o dönem bana batacak bir canlılık var...“Ne çok yaşıyor bu insanlar!” dedim içimden. Bir yabancı gibi kaldım sanki aralarında. Çıkıp gitsem mi diye düşündüm. O kadar yorgundum ki, bıraktım o yabancılığa kendimi ve gidip uyumayı denedim..

Sabah olduğunda, o sudan oluşmuş bedeniyle geldi Cumhur Hoca. Limandan ayrılmadan önce, havuzlukta toplanalım dedi. (ilk korku başladı işte..) Herkes niye bu kursa katıldığını söyleyecek ve kendini tanıtacak!. Allahım en nefret ettiğim şey, eşşek kafam geceden terk etmeliydim burayı. Ne diyeceğim şimdi, aklımdan geçenleri söylesem deli diyecekler kesin.. Sadece adımı söylerim dedim içimden. Sıra bana geldi ve o berbat soruyu sordu…

- Hadi Nazan..sıra sen de..

Hayda!!!...adam adımı söyledi. Şimdi ne diyeceğim.? Şaşkın ve şekeri elinden alınmış çocuk huysuzluğunda,

-Ben denizden korkuyorum!!!! Dedim. Diğerlerinin suratına pis ve alaycı sırıtış yapışmıştır sanırım eğer bakabilseydim. Eminim “ne b..k yemeye buraya geldin, yüzme kursuna gitseydin ya” demişlerdir.. “Su adam” ın hiç unutamayacağım, yumuşak, baba kokan sesi, işte o anda sarıldı bana.

-En iyi denizci, denizden korkandır. En iyi yelkenci onlardan çıkar dedi..(yalansa bile, tam ihtiyacım olan cümleleri kurmuştu. O an söz verdim, “su adama” içimden. Bu iyiliğinin karşılığı iyi bir öğrenci olacağıma.)

Seyir başladığında, öğrenilen her şey hayata dairdi sanki. Denizde olmak insanın çıplak kalması ve başka bir göz daha edinmesi gibi. Gemici düğümleri, hayat üçgeni, rüzgardan başka kimsenin söz hakkı olmaması, 12 metrelik yaşam alanında çarpışmadan yaşamak, disiplin, dostluk, savunmasızca yıldızların altında bebek gibi uyumak, korkmak…İnanması güç bir dinginlikle zamanın ağır ağır akması… Tarifi zor bir huzur, bir teslimiyet…Tüm denizciler şair olmalı dedirten bir mavilik..

Dar zamanda öğrenilecek ne varsa bitmek bilmez bir sabırla öğreten “su adam”… Tekneyi arada uğradığımız limanlara yanaştırma, denizden adam kurtarma (ki bunu en kısa sürede başaran öğrenci olarak rekor kırdım…), rota belirleme v.s...5 gün süren bu kadar ahenkli yolculuk, biz şehir insanlarını sıktı sanırım. Hareket olsa, kargaşa yaşasak demeye başladı iç seslerimiz. Hep bir ağızdan fırtına çıksın dilekleri tutuyoruz. Muhteşem Simi adasından, maceralı ve komik bir tur yapıp ayrıldık. Yakınlarda mini bir koyda demirledik. Bu akşam şehir hayatı yaşanacak. Salaş bir meyhaneye girdik, biz gibi yosun kokan birkaç denizci var. İçmeye susamış şehirliler başladık “Hadi..camiye mi geldik” naralarına… Cumhur Hoca içmiyor, içiyor gibi eşlik ediyor… Hayırdır Hoca?...

- Hava bozacak!.. Karar vermeye çalışıyorum, acaba yarın da burada mı kalsak.. dedi..

Hepimiz fırtınaya heveslenmişiz… “sakın haa…çıkalım, tecrübe olur” dedik..

-O vakit bırakın içmeyi!.. Bana ayık lazımsınız…dedi..

Sabah gün ağarmadan yola koyulduk. Daha yarım saat geçmeden, denizin o mavisi, kızgın bir griye dönüverdi. Kabarıp üstündekini içine almaya hazırlanan bir ejderhaya benziyordu. Tüm öğrendiklerimizi uygulama zamanı gelmişti, herkes anladı. Can yelekleri giyildi. Herkes emniyet kemerini taktı(uçlarında halkalar var, teknede nereye giderseniz onu bulunduğunuz yere takıyorsunuz..) Daha önce rüzgarda duvak gibi salınan yelken bezleri, yırtılırcasına savruluyor. Zapt etmek imkansız. Dalga boyları yükseldikçe yükseliyor..Donunuza kadar ıslanıyorsunuz. Deniz üstünüzden geçiyor. Teknenin % 50 den fazlası suya batıyor. Sırayla dümen tutuluyor. İşaret dili kullanıp herkese ne yapması gerektiğini anlatıyor Cumhur Hoca. İşte!.. bana dümene geç işareti geldi!... Hayatımda bu kadar korktuğumu hatırlamıyorum. Küçük parmağınızla kontrol edebildiğiniz o dümen, ağır bir demir kütlesi haline gelmiş durumda. Gelirken kaybedecek bir şeyi olmayan, her şeye cesaret edecek kadın gitti, yerine gözlerine korku oturmuş çocuk geldi. Azgın boğanın karşısında şaşkın kalmış matador gibi, dümeni tutmaya çalışıyorum. Ne kadar sürdü derseniz, benim nöbet 45 dk. Bana göre aylar!..Tam 8 saat süren bir fırtına sonrası, Marmaris marinaya ulaşıldığımızda, limanda bizi alkışlayan bir insan yığını vardı. Hepimiz telef olmuş, yorgunluktan ölmek üzere idik. Ama duyduğumuz keyif, öğrendiklerimiz hepsine değerdi…”Su adam” a bana neler kazandırdığını anlatmam zordu.

Anladım ki, hayat ve deniz aynı… Fırtınaya, hazırlıklı ve bir usta yanında yakalanırsan, emniyet kemerin ve can yeleğin varsa başarırsın!..Artık hayatın ustası kim, emniyet kemeri ve can yeleği nedir, size kalmış!... Ben diyeceğimi dedim… RASTGELE….

 

 
Reklam
karadenizkadini2Geçen hafta bir kadın öyküsü izlemeye gittim, binlerce kadının öyküsünü gördüm... Orhan Tekelioğlu, yönettiği belgesel filme Uçuruma Yürüyen Kadınlar adını uygun görmüş. Devamını oku...

fd936ccd3e1İlişkilerinizde sorun yaşıyor olabilirsiniz…Bu sorunların birçoğunun çözümü mevcut ve yapması da zor değil. İşte size en sık görülen ilişki problemlerini nasıl çözeceğiniz ve aşk hayatınızı nasıl geri alabileceğiniz konusunda bilgiler…

Devamını oku...
sextherapy"Aldatma sosyal yara haline geldi" diyen Cinsel Terapist Gülsüm Bacanak, "Var olan ilişkiyi geliştiremeyen ve kendilerini yeniden ifade etmeye çalışanlar aldatıyor. Eğlenceye ve cinsel yaşama odaklanan bir model anlayışı dünyayı etkisi altına aldı. Cinsel Check-Up yaptırın" dedi.

Devamını oku...

Sad_WomanGeçen hafta erkeklerin ipliğini pazara çıkarmıştık, şimdi sıra kadınlarda. Bu kez deplasmanda olduğumdan erkeklerden yardım aldığımı itiraf etmem gerekir. İtirazı olan kadınlar, şikayetlerini çevrelerindeki erkeklere bildirsinler lütfen. Devamını oku...

Ares2Savaş tanrısı Ares, aşk tanrısı Apollon’a aşık olmuş. Ancak gelin görün ki, Ares yakıp, yıkan, kan ve barut kokan , saldırgan bir tanrıymış.

Devamını oku...

mutlukadinGünlük hayat içinde bir kadını mutlu eden o kadar çok şey var ki... Bunların arasında yüz maskesi yapmak veya spor yapmaya başlamak gibi kişisel bakımla ilgili örneklerin yanı sıra kariyerinde emin adımlarla yürümek ve tabii ki aşk da var.. Devamını oku...

sadmanAşağıdaki liste, bir ilişkinin en başında olanlar, hatta henüz karar aşamasında bulunanlar için hazırlanmıştır. Baktınız beyefendide bunlardan birkaçı bulunuyor, etraflıca bir düşünün, derim. Bazı maddeler var ki, tek başına erkeği bitirmeye yeter. Devamını oku...

divorceDavid Zinczenko, “Saygılı bir ayrılık cümlesi boks eldiveni gibidir, daha az acıtır” diyor. Erkeklerin ayrıldıktan sonra da iyi anılmak için sessiz ayrılıkları tercih ettiğini söylüyor Devamını oku...

StockReİngiltere'de bir üniversitede matematik öğretmenliği yapan Backus yalnız olmanın bilimini matematiğe döktü. En iyi eşinizi bulmanın olasılığı 285 binde 1'e denk geliyor...

Devamını oku...

kadinca1İlk görüşte aşık olmak için ne kadar süreniz olduğunu biliyor muydunuz ?  Bilim adamlarının iddiasına göre bir erkeğin ilk görüşte aşık olabilmesi için ihtiyacı olan zaman 8.2 saniye sürüyor...

Devamını oku...
Reklam

dogs54Beykoz'daki sokak hayvanlarının kaderi son bir yılda değişti. Hep kötü haberlerin geldiği ilçede, artık hayvanlar adına güzel şeyler yapılıyor. Belediye ve gönüllüler el ele verip, önce barınağı düzeltti. Şimdi de sahiplendirme çalışmalarına hız verilmiş durumda Devamını oku...

hayvanbarinagiBu moda çekiminin modelleri, barınak köpekleri... Köpek ürünleri satan bir internet sitesi için poz veren Üsküdar Barınağı'nın sevimli sakinlerini sahiplenecek aileler aranıyor Devamını oku...

200kucuFotoğraf sanatçısı Defne Sesin Okay, 'Saklı Zaman' adını verdiği sergisiyle herkesi hayvan haklarına duyarlı olmaya çağırıyor. Sokakta yaşam mücadelesi veren dört ayaklı dostlarımız, serginin baş misafirleri...

Devamını oku...

kelebeksBir karınca kendi ağırlığının 50 katı ağırlığı kaldırabilir.  

Arılar yarım kilo bal yapabilmek için iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorunda. 

Bir mayıs sineğinin ömrü sadece birkaç saattir.

Devamını oku...

catdog1Kediler mi daha iyi yoksa köpekler mi? Aslında ikisinin arasında çok fark yok, cevap sizin bir evcil hayvandan ne beklediğinize göre değişiyor...

Devamını oku...

lostcatAvustralya'da 'Clyde' adlı bir kedi, 3 yıl süren gizemli yolculuğunda 3 bin 800 kilometre yol kat ederek sahibine kavuştu.
 

Devamını oku...
Cats_Petunia_and_Mimosa_2004Kedi köpek pansiyonu denilince akla, kafesler içindeki mutsuz hayvanlar geliyor değil mi? Ama artık sevimli dostlara özel evlerini hiç aratmayacak, son derece lüks konaklama mekânları var Devamını oku...

White_Dog_10241Sokak hayvanlarının maruz kaldığı şiddete dikkat çekmek için hazırlanan 15 dakikalık 'Ezber' filminde ünlü isimler köpek rolü oynadı.

Devamını oku...

kurt36 bomba arama köpeği, polis aracında unutulunca havasızlıktan öldü. Köpekler arasında 2007'de 580 kilo patlayıcının yerini tespit eden "Maske" adlı Alman Kurdu da var.
 

Devamını oku...
sokakkpekleriDünyanın en güçlü hayvan hakları teşkilatı PETA’nın başkanı nisa taifesinden Ingrid Newkirk bir konuştu, bu kadar olur.. Kendi fettak füttak kafasına göre “âleme nizam verme” konusunda her daim iddialı olan medyamızın kafası biraz karıştı.. Devamını oku...