| Öykü ve Berk, yeni albümlerini yayınladı |
| Editör tarafından yazıldı |
| Salı, 05 Mayıs 2009 21:24 |
'Evlerinin Önü Boyalı Direk' türküsüyle dikkatleri çeken Öykü ve Berk, yeni albümlerini yayınladı. Bu yaz 'Seni Ben Unutmak İstemedim ki' adlı eserin İspanyol melodileriyle bezenmiş halini sıkça duyacağız. İspanya'da albüm çıkarmaya hazırlanan ikilinin Türkiye'deki sanat ortamından şikayetleri var.
Flamenko'yu Türk dinleyicisine sevdiren iki kardeş Öykü ve Berk. Öykü, İTÜ Ses Eğitimi Bölümü mezunu; Berk ise Bilgi Üniversitesi Ses Mühendisliği'nde eğitim almış. Berk, okulu bitirmeden İspanya'ya gidip Christina Heeren Fundacion'da eğitimine devam etmiş. Türkiye'ye dönüp askerlik yaptıktan sonra haftada bir gün Galatasaray Üniversitesi'nde İspanyolca dersi vermeye başlamış. İşte o çok ses getiren albümlerini de bu dönemde piyasaya çıkarmışlar. Konserler, televizyon programları derken içlerine sinmeyen müzik şirketlerini de değiştirip yola devam eden Öykü ve Berk, şimdi Pasaj Müzik etiketiyle yayınlanan 'İki Arada' adlı Türk müziği melodilerini Flamenko ile buluşturan 10 şarkı, canlı olarak analog kaydedilip, mikslenerek tam bir performans çalışması gerçekleştirilmiş. Çıkış şarkısı 'Seni Ben Unutmak İstemedim ki' olsa da albümde İspanyolca seslendirdikleri 'Un Cuento Para Mi Nino' adlı bir parça, Çorum yöresine ait iki türkünün birleşmesinden oluşan 'İlvanlım-Bedirik', Kırşehir yöresine ait 'Ah Yalan Dünya' ve Erzincan yöresine ait 'Yaktın Yandırdın Beni' isimli çalışmaları çok beğeniliyor.İki albüm arası çok zaman geçmedi. Albümün hazırlık aşamasından bahsedelim mi? Öykü: Şarkılar konser repertuarında yer verdiğimiz şarkılardı. Bedirik ve İlvanlım aynı yörenin türküsü. Flamenko yorumlamaya uygundu her ikisi de. Bize kalsa iki albüm arasına biraz daha zaman verebilirdik. Ama güçlü bir çıkış yaptığımız için ve müzik maalesef Türkiye'de göze değil kulağa hitap ettiği için klibi olmayan şarkının tanınabilirliği olmayabiliyor. 'Boyalı Direk' 11 şarkılık bir albümdü. Eski şirketimizin eksikliğinden dolayı klip çekilemediği için şarkılarımızı yeterince duyuramadık. Bu kez farklı bir tür sanat müziği denemişsiniz... Öykü: Türküleri cover yapıyoruz gibi anlaşılmasın diye bu defa da sanat müziğine yer vermek istedik. Çünkü uygun olabilen her şeyi Flamenko olarak yorumlayabiliriz. Hicaz makamında bir eseri seçmemizin nedeni hem uygun olması hem de farklılık yaratmaktı. Kendi bestelerimiz de var. Yaptığımız şey, ritim, müzik ve vokal olarak yeni bir şey. Önce türkü ve sanat müziğiyle bütünleşmeyi yakalayıp onlar da bize alıştıktan sonra kendi bestelerimize yer vermek istiyoruz. SHOW TV'DE OKUL YAPTIRACAKLAR Hem yeni albümünüz yayınlandı hem de yakında SHOW TV'de başlayacak yeni bir televizyon projesinde yer alıyorsunuz... Öykü: Şarkı söylerken bir takım aksanlar oluyor. O zaman yabancı olduğunuz belli oluyor. Bizi şaşkınlıkla izliyorlar. Ve bizi İspanyol çingenesi gibi görüyorlar. Eğer reenkarnasyon diye bir şey varsa önceki hayatınızda İspanyol çingenesisiniz diyenler de oldu. Elbette biz de birçok yeni fikirle gidiyoruz oraya. Bu çok hoşlarına gidiyor, şaşırıyorlar. Peki, yeni fikirlere açıklar mı? Yani böyle bir ihtiyaç var mı Flamenko'da? Öykü: Ben sıklıkla beste yapmıyorum. Söz yazıyorum. Bir şey yazmadığımda rahatsız oluyorum. Kitap okuyorum bir yerden etkileniyorum. Bu kelimeyi cümle içinde ne güzel kullanmış diyorum. İnsan kendini bu şekilde biriktirmediği zaman birilerinin bir kızı alıp senden iyi şarkıcı olur diye lanse etmesini ve üstelik o kişinin de buna izin vermesini aklım almıyor. Gerçekten üreten biri bunu sorgular. |