Kültürel çeşitliliğimizi anlatan Ebru Projesi'ni hazırlamak için yıllarca uğraşan ve Türkiye'nin dört bir yanını dolaşan Attila Durak, "Türkiye kimlerindir?" sorusuna fotoğraflarıyla cevap bulmak amacıyla bu işe başlamış.
Anadolu yolculuğunu tamamlayan sergi, şimdi Avrupa yollarında
Fotoğraf sanatçısı Attila Durak, önce Türkiye'nin kültürel çeşitliliğini yansıtan çarpıcı fotoğraf ve öykülerden oluşan Ebru isimli kitabını yayımladı. Ardından onlarca şehirde sergiler, paneller düzenledi. 1967 doğumlu sanatçıyla, Ebru Projesi adını verdiği bu çalışmalarını konuştuk.
- Ebru Projesi, uzun yıllara dayalı bir çalışmanın ürünü. Bu süreci anlatır mısınız? - Önce etnisite konusunda çalışmalar yapan aydınlarla birlikte altı aylık bir ön hazırlık yaptık. Böylece Türkiye'deki etnik grupların nerede nasıl yaşadığı bilgisiyle beş yıl sürecek olan yolculuğumun haritası çıktı. Bu süre içerisinde 15 bin kare fotoğraf çekerek 44 etnik grubu belgeledim, 250 bin kilometre yol kat ederek bine yakın yerleşkede yaklaşık 10 bin kişi ile birlikte zaman geçirdim. Bu öyküyü yazmaya tek bir sorunun cevabını vermeye çalışarak başladım: Kimdi şu 'Türkiye Türklerindir' sloganındaki Türkler? Kısaca söylemek gerekirse Ebru, "Türkiye kimlerindir?" sorusuna objektifim vasıtasıyla aradığım ve yedi yıl boyunca her gün tekrar tekrar bulduğum cevabın ta kendisidir.
- Sonra nasıl somutlaştı proje? - 2006 yılında saha çalışmasını tamamladım ve fotoğraflarımın kitaplaşması ve sergi hazırlıklarıyla geçen bir yılın ardından Ebru: Kültürel Çeşitlilik Üzerine Yansımalar isimli kitabım Ayşe Gül Altınay'ın editörlüğü ve John Berger, Ayşe Gül Altınay, Sezen Aksu, Zeynep Türkyılmaz, Şeyhmus Diken, Leyla Neyzi, Fethiye Çetin, Alan Duben, Akif Kurtuluş, Musa Dağdeviren, Takuhi Tovmasyan Zaman, Elif Şafak, Ayşe Erzan, Ayşe Öncü, Nebahat Akkoç, Ara Güler, Tosun Terzioğlu, İshak Alaton, Herkül Millas, Ruşen Çakır, Aydın Elbasan, Feryal Öney, Murat Belge'nin metin katkıları ile 2007 Haziran'ında Metis Kitap tarafından yayınlandı. Kitabın yayınından sonra 'Ebru' sergisi, Türkiye'de 11, Avrupa'da üç, Amerika'da iki kez sergilendi. Türkiye'deki sergilerle eşzamanlı olarak paneller düzenlenerek katılımcılarla Ebruli Sohbetler yapıldı. Proje sergi ve panelleriyle yaklaşık olarak 90 bin kişiye ulaştı ve her geçen gün de biraz daha büyüyor.
- Ebru, insanlarda nasıl bir karşılık buldu sizce? Bugüne kadar herhangi bir insanda bir değişim belirtisi görüldü mü? - Ben fotoğrafçı olarak çok fazla yorum yapmadan, mümkün olduğu kadar objektif bir şekilde fotoğraf çektim, kameramın gözünden Anadolu'yu yansıttım, "Anadolu ebrudur," dedim. Değişim olup olmayacağı zaman içerisinde ortaya çıkacaktır ama yaklaşık iki yıldır sergi ve panellerle izleyicinin yorumuna sunduğumuz projenin birçok yansıması oldu. TÜYAP'ta 13 yaşında bir delikanlının kaleminden deftere yansımış bir mesaj ise dikkat çekiciydi: "Bu fotoğraflar beni tam anlamıyla değiştirdi. Yan komşularımız doğulu. Onlarla hiç geçinemez, hatta onlardan hiç hazetmezdim ve benden aşağı olduklarından adeta emindim. Sergiyi gördükten sonra onları da ilk defa 'kişiler' olarak görebildim, 'bizden birileri' olarak ve serginin ertesi günü onlara çok farklı bir şekilde yaklaştım. Tabii ki bu dostça yaklaşımım onları şaşırtmıştı..."
- Ebru ilk kez yurtdışında Amerika'da sergilendi. Şimdi nerelere yolculuk var? - Çok kültürlülük tüm dünyanın ilgi duyduğu bir konu. Türkiye'deki deneyimlerimizden yola çıkarak konuyu Avrupa'da tartışmaya açmak ve bu tartışmalarda onlardan bir şeyler öğrenmek istiyoruz. Ebru Projesi'nin Temmuz 2009 ve Mart 2010 arasında Fransa'da sergilenecek.
|