Anasayfa kadın aşk ve ilişkiler Evlilik, aldatma ve boşanma
Evlilik, aldatma ve boşanma
PROF. DR. BENGİ SEMERCİ / Sabah tarafından yazıldı   
Pazar, 15 Kasım 2009 02:10
Kimse boşanmak içidivorce_1n evlenmez. Ancak son zamanlarda evliliklerle boşanmaların sayısı birbirine yaklaşınca, aile kurumunun sağlamlığı da tartışılmaya başlandı

Evlilik kurumunun mutluluk, çocuk yetiştirme gibi kelimelerle bir araya gelmesi beklenir. Oysa günümüzde evlilik kelimesi daha çok aldatma ve boşanma sözcükleriyle bir araya gelmeye başladı. Bu nedenle evliliğe, aldatmaya ve boşanmaya, tüm bunların çiftler ve çocuklar üzerinde oluşturduğu etkilere bakmak gerektiğini düşündüm. Antropolojik olarak evlenme nedeni; insan soyunun ari olmasını sağlamak olarak açıklanır.

Doğacak çocuğun genetik kimliğinin belirlenmesi isteğinden kaynaklanmaktadır. Oysa günümüzde genetiğin saptanması çok kolaylaşmıştır. Buna karşın evlilik kurumu devam etmektedir. Bu durum sadece toplumsal, ahlaki ya da dini nedenlerle açıklanabilir mi? Aldatma ve boşanmanın bu denli gündemde olmasına karşın evlenme ve evlenme isteği de artmaktadır. Önce size ihtiyacı olan ya da sizi bütünleyecek biri olduğuna ilişkin inanış, sonra bu günlük yaşam içinde gittikçe vazgeçilen inanış... 'Sen' ve 'benin', 'biz' olmayı araması evliliğe gerekli gücü verebilir. 'Biz' iki kişinin örtüşmesini ve bütünlüğü göstermektedir. Dengeyi bulabilme çalışmaları gerçek bir çabayı gerektirir. Sonuçta bizi kaybetmek boşanmayı getirmektedir. Aslında boşanma yasal bir süreçtir. Duygusal olarak bir parçanız daima diğerinde kalacaktır. Sadece cinsel ilişki üzerine kurulu beraberlik ise 'yalancı biz'i oluşturur. Evliliklerin başında "Ömür boyu mutluluk," "Ölüm sizi ayırana dek," gibi dilekler eksik olmaz. Oysa bu dileklerde çiftin bireysel isteklerini, birbirlerine aşklarını ve tatminlerini sağlamalarına izin vermek gerekir. Olgun bir ilişki başladıktan sonra mükemmel çift olmaktan, bulutların üstündeki evlilikten, yakın dostluk oluşturmaya giden sürece geçilir.

EVLENİLECEK KİŞİNİN SEÇİMİ


Neye göre seçiyoruz evleneceğimiz kişileri? Tabii özellikle bizim ülkemizde, büyüklerin bizler adına yaptığı seçimleri göz ardı edip, seçim hakkımızı kullanabildiğimiz zamanlardan bahsediyoruz. Seçim nedenlerimizi, bilinçli ve bilinçdışı olarak ayırabiliriz. Hemen herkesin evleneceği kişi için sıraladığı, fiziksel görünümden davranış şekillerine kadar uzanan, iş ve maddi durumu kapsayan listeleri vardır. Sonra bir bakarız ki saydığımız özelliklere hiç uymayan birisini eş olarak seçivermişiz. Bunu genellikle âşık olmakla, sevmekle açıklamaya çalışırız. Ama genellikle açıklamaya yetmez aşk. İşte orada bilinçdışı istemler, beklentiler, gereksinimler belirir. Eş seçimini yaptıran güven, sığınma, bir baba, bir anne ya da farkında olmadığımız bir başka gereksinimimiz olabilir. "Zıt kutuplar birbirini çeker," sıkça kullanılan bir cümledir. Daha çok da anlam verilemeyen, yakıştırılamayan birliktelikleri açıklamakta söylenir. Oysa dıştan gözlenen uygunluktan çok, kişilerin birbirlerinden beklentileridir seçimleri etkileyen. Eğer beklentimizi karşılayan ya da bizde olmayan bir özelliği taşıyarak bizi bütünlediğini düşündüğümüz biri varsa, eş seçimi için karar verebiliriz. Cinsel uyum ya da moda değimiyle ten uyumu, tabii ki eş seçiminde ve evliliğin sağlıklı sürmesinde etkendir. Ama tüm uyumlar gibi, cinsel uyum için de bazı özellikler, bilgiler ve zaman gerekir. Diğer alanlarda olduğu gibi bu alanda da beklentilerimizi saptayacak ve anlayacak kadar bilgimiz olduğunda işimiz kolaylaşacaktır.

En sağlıklı seçim ve evliliklerde bile zaman zaman çalkantılar yaşanır. Ancak seçim doğruysa, çiftlerin değişikliklere uyum sağlama kapasiteleri yeterliyse, süren ve niteliği gittikçe artan bir evlilik yaşamı olur. Erişkin ve temel güven duygusu gelişmiş bireylerin ilişkisi; gelişime açık, bağımsız olur. Oysa mutsuz olduğu halde sürdürülen, tüm olumsuzluklara karşın diğer tarafın 'tam güven' içinde olduğu ilişki, olgun anlamda bir sevgiyle bağlanılmayan, daha çok karşılıklı gereksinimlerin gerektirdiği bir ilişkidir. Bu tür ilişkilerde aldatma, aldatan kişinin özelliklerinden kaynaklanabileceği gibi, bağımlı görünen karşı tarafın oluşturduğu yük nedeniyle de olabilir. Özellikle entelektüel kişilerde daha fazla görülen bağlanma kaygısı, zaman zaman hesapsız davranışların ortaya çıkmasına neden olabilir. Yaşamını belirlemiş bir kişinin, birden kendi tercihlerini yok sayan bir rotaya sokulduğunu hissetmesi, kişide bir bunaltı ortaya çıkarıp, bağımsızlık gösterilerine zemin hazırlayabilir. Bu kaygı daha çok varoluşçu kaygının bir türevi olup, kişinin o anki yaşamının oluşturduğu sıkıntının bir göstergesidir.

BOŞANMA KARARI
Aldatma doğru, normal, geçerli bir kavram değildir. İlişkilerde olmaması gereken bir değerdir. Engellemenin toplumsal yolu, bu kavramı 'normalize' etmemek, günlük yaşamda olağan bir şey hatta neredeyse başarı haline gelmesini engellemektir. Bireysel yolu ise ister aldatan ister aldatılan olalım, bu olgunun neden kaynaklandığını çözmekten geçer. Aldatma boşanma nedeni midir? Bu soruya yanıt vermek zor. Herkese göre değişebilir. Aldatmanın nedenlerini çözerseniz, altından kalkabileceğinizi düşünüyorsanız ve aldatılmış olma travmasını atlatabileceğinize, tamamen silebileceğinize ve yeniden sürdürebileceğinize inanıyorsanız sorun olmayabilir. Ama her an gündemde kalacaksa, her an şüpheyle yaşayacaksanız bir daha düşünmeniz gerekir. Evlenme kararı verirken zaman ve kişi seçimi ne kadar önemliyse, boşanma kararı verirken de doğru zaman, doğru sözler ve doğru davranışlar daha sonraki yaşam için önemlidir. Boşanma süreci yasal olarak tamamlandıktan sonra etkileri devam eden bir süreçtir. Boşanma şekliniz, söyledikleriniz, yaşadıklarınız sadece o dönemi ve ayrıldığınız kişiyi değil, sizin boşanmadan sonraki yaşamınızı da etkileyecektir. Konuyla ilgisiz kişileri de araya katmak, boşanma sürecini bir intikam süreci haline getirmek, her iki tarafın birlikte paylaştıkları geçmişe, ortak değerlere olduğu kadar kendi geleceklerine ve beklentilerine yapabilecekleri bir haksızlıktır.

PROF. DR. BENGİ SEMERCİ / Sabah

yazının tamamını okumak için :

http://sabah.com.tr/Ekler/Cumartesi/Yazarlar/bsemerci/2009/11/14/evlilik_aldatma_ve_bosanma

 
Reklam

aldatan-kadKadınları aldatmaya yönelten en sık rastlanan 6 durum...Amerika eski başkanı Bill Clinton’un eşi,Hillary Clinton, aldatılmasına rağmen evliliğini sürdürerek kadınlar arasında bir sembol haline gelmişti.

Devamını oku...
aptalerkekSadakatsiz erkeklerin IQ seviyelerinin eşlerini aldatmayanlardan düşük olduğu ortaya çıktı.

Devamını oku...

internetdatingBugün Sevgililer Günü. Çevrenizdeki üç kişiden biri sevgilisini ya da eşini internette buldu. Sevgilisi olmayanlar ise aşkını bir bilgisayar ekranında arıyor. GlobeScan’in BBC için yaptığı araştırma, internetin hayatımıza nasıl dokunduğunu gösteriyor

Devamını oku...

dependentSigara, alkol, uyuşturucu gibi bağımlılık türlerine "aşk" da eklendi. Bu 'hastalığı' tedavi etmek için harekete geçen uzmanların kurduğu İstanbul'daki BATEM (Bağımlılık Tedavi Merkezi) Türkiye'nin aşk bağımlılarına el uzatan ilk merkezi oldu.
 

Devamını oku...

kadinerkek45Zaman zaman kadın-erkek ilişkilerinde çıkmaza girebiliyoruz. 'Aşk konusunda bir iksir olsa da içsek' diyenlerdenseniz bilinçaltınızı temizleterek yeni, sağlıklı aşklara yelken açabilirsiniz. Devamını oku...

sextherapy"Aldatma sosyal yara haline geldi" diyen Cinsel Terapist Gülsüm Bacanak, "Var olan ilişkiyi geliştiremeyen ve kendilerini yeniden ifade etmeye çalışanlar aldatıyor. Eğlenceye ve cinsel yaşama odaklanan bir model anlayışı dünyayı etkisi altına aldı. Cinsel Check-Up yaptırın" dedi.

Devamını oku...

soun1Erken yaşta cinsel temas ve çok eşliliğin artması Türkiye'de cinsel yolla bulaşan hastalıkları tırmanışa geçirdi. Bu durum en çok kadını etkiyor. Öyle ki,tekrarlayan enfeksiyonlar kadını kısır bırakıyor! Erken yaşta cinsel temas ve çok eşlilik Türkiye’de cinsel hastalıkları artırdı...
 

Devamını oku...
hediyepaketiGenç erkekleri 'hediye al', genç kızları da 'hediye bekle' psikolojisine sokan bu dayatmalar artık ayıp olmaya başladı.

Devamını oku...

janniferaniston"Bir kadın ne zaman bekarlıktan, evde kalmışlığa geçer?"... New York Times yazarı Maureen Dowd sormuş bu soruyu... Bir kadın için 'bekar' dediğimizde, seçme şansının ve imkanlarının olduğunu vurgularız. Devamını oku...

kalpİsrail’de yapılan araştırmaya göre, mutsuz bir evlilik sürdüren erkeklerin kalp sağlığı tehdit altında. Bu kişilerin, 10 yıl içinde ölümcül kalp krizi geçirme riski, diğer erkeklere oranla yüzde 64 daha fazla

Devamını oku...

Reklam
sokakkpekleriDünyanın en güçlü hayvan hakları teşkilatı PETA’nın başkanı nisa taifesinden Ingrid Newkirk bir konuştu, bu kadar olur.. Kendi fettak füttak kafasına göre “âleme nizam verme” konusunda her daim iddialı olan medyamızın kafası biraz karıştı.. Devamını oku...
200kucuFotoğraf sanatçısı Defne Sesin Okay, 'Saklı Zaman' adını verdiği sergisiyle herkesi hayvan haklarına duyarlı olmaya çağırıyor. Sokakta yaşam mücadelesi veren dört ayaklı dostlarımız, serginin baş misafirleri...

Devamını oku...

hayvanbarinagiBu moda çekiminin modelleri, barınak köpekleri... Köpek ürünleri satan bir internet sitesi için poz veren Üsküdar Barınağı'nın sevimli sakinlerini sahiplenecek aileler aranıyor Devamını oku...

Cats_Petunia_and_Mimosa_2004Kedi köpek pansiyonu denilince akla, kafesler içindeki mutsuz hayvanlar geliyor değil mi? Ama artık sevimli dostlara özel evlerini hiç aratmayacak, son derece lüks konaklama mekânları var Devamını oku...

kelebeksBir karınca kendi ağırlığının 50 katı ağırlığı kaldırabilir.  

Arılar yarım kilo bal yapabilmek için iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorunda. 

Bir mayıs sineğinin ömrü sadece birkaç saattir.

Devamını oku...

kayipkopekKaybolan köpeğini, ‘abdest bozuyor’ diye eşi gazete ilanıyla hibe etmiş. İstanbul’da iki ay önce kaybolan 16 aylık doberman cinsi köpeği ‘Esmer’i, afişler bastırıp il il dolaşarak Türkiye’nin dört bir yanında arayan ve Bodrum’un Ortakent Yahşi Beldesi’ndeki çiftlikte bulan Dr. Zuhal Eşmen, öğrendiği gerçekle şoke oldu.

Devamını oku...
kedi1Uluslararası krize yol açan Ahmedabad, Başkan Bill Clinton’ın medya kahramanı olan kedisi Socks, Churchill’in tarihi simge haline dönüşen kedisi Jock, uzaya “fırlatılan” ilk kedi Felix, katili yakalatan Kartopu, beste yapan Pulcinella, Oscar’a layık görülen Portakal... Devamını oku...

dogs54Beykoz'daki sokak hayvanlarının kaderi son bir yılda değişti. Hep kötü haberlerin geldiği ilçede, artık hayvanlar adına güzel şeyler yapılıyor. Belediye ve gönüllüler el ele verip, önce barınağı düzeltti. Şimdi de sahiplendirme çalışmalarına hız verilmiş durumda Devamını oku...

inadinayasatmakSokak ayvanlarının özgürlüğü için yaptığı 15 dakikalık 'Ezber' adlı belgeselle adını duyuran Tolga Öztorun, aynı zamanda ALEM FM'de 'Tolga Öztorun ile Dost Muhabbetler' adlı bir program sunuyor.

Devamını oku...

catdog1Kediler mi daha iyi yoksa köpekler mi? Aslında ikisinin arasında çok fark yok, cevap sizin bir evcil hayvandan ne beklediğinize göre değişiyor...

Devamını oku...