|
Aşka düşerken, aşktan düşerken bütün şarkılar sizin için yazılmış gibidir, her şiirde bir hikayeniz saklı, her yeni yüzde, eski bir yüz her yeni şehirde, eski bir nehir
o kahverengi sularda da unutuşun ve gülüşün sesleri... sokak köşeleri, geçmişin boyalarıyla renklendirilmiştir, dökülmüş Saudek duvarları, allıkları içinde, çöküşün ve hüznün içinde, altın bir balık, birbirini yalayan kediler ve yeni bir şarkı vardır Paris’te kruvasanlı bir kahvaltı, yaz sonlarının kırık ihtişamını anlatan...
Aşka düşerken, aşktan düşerken, arabeskin Allah'ını yaşarsınız. Bundan gurur duymaya başladığınız an, Sgt. Pepper ve yanlız kalpler klubü yanınızda, arkadaşlarınıza yeni bir mavra, kendinize gülmek için güzel bir sebep, yeni başlayanlar için Wong Kar Wai, anlatacağınız bir yeni hikaye çıkmıştır...
Yine düştüm, yeni bir yara izim oldu, çimenli otlu, Rus halet-i ruhiyesi içinden sıyrılıp İtalyan komedyalarına daldım. Tarihleri okudukça, hayatla barıştım hayattan koptukça, içine aktım. Kimi kadın yazarlar gibi, ağlak, ağdalı “sevgi pornografisi” yapaktan kaçınırım, kimi adamlar gibi “felsefi” Pazar yazılarında aşk analizi döktürmekten utanırım, yaşadıklarımı kullanırken, mesafe koyup soyutlayarak, daha da özelleştirmeyi yeğlerim sade, koyu, kıvamlı... şimdi şiire yeniden başladım hayata yeniden başladım birkaç gümüş saç ve yeni bir ikonla, Bağdat’tan kaçış, kumlu satır.
Pelin Batu / Haberturk
|