Anasayfa hint astrolojisi mistizm Ermek ya da erememek
Ermek ya da erememek
Elif Şafak / Haberturk tarafından yazıldı   
Pazartesi, 16 Ağustos 2010 07:20

aydinlanmaRuhunu kirli fikirlerden, hasetten ve nefretten arındırmak için Hindistan’a gidip, orada iki buçuk ay inzivaya çekilen çılgın bir arkadaşım var. Bu hafta nihayet yurda döndü, altı kilo zayıflamış ve güneşten kararmış olarak. Saçlarında renkli boncuklar, kollarında dizili bilezikler, bileklerinde gümüş halhallar, baktım her adımında şangırdıyor züccaciye dükkânı gibi. Renklenmiş, şenlenmiş, ne güzel. Oturduk beraber, yasemin kokulu bir tütsü yaktı. Bir de ne olduğunu bilmediğim yabani otlar. Etrafa morlu yeşilli taşlar serpiştirdi, enerjimizi dengelesin diyeymiş. O baharatlı sütlü çaylar içti, anlattı. Ben dinledim, gözlerim kapalı.

Beslenme alışkanlıklarını tepeden tırnağa değiştirmiş oradayken. “Sana benzedim” dedi. “Artık ben de et yemiyorum.” Güzel! İnanıyorum ki kırmızı etsiz de mümkün bu hayat. Köftesiz, dönersiz, hamburgersiz de mümkün pekala. Sigarayı da bırakmış üstelik. “Düşünmek, konuşmak, üretmek için içime gri duman çekmeye ihtiyacım yok,” dedi. Sigarayı beş sene evvel bırakan ama sigara fikrini hâlâ seven ben, sessizce geçiştirdim. Az sonra mutfağa gitti, iki tepsi ayıklanmamış pirinçle çıkageldi. “Konuşurken bir yandan da bunları ayıklayalım” dedi. Öğrendiği meditasyonun parçasıymış meğer. “İnsan pirinç ayıklarken daha sakin bir tabiata bürünüyor.”

Buraya kadar her şey iyi hoş da pirinç teorisine takıldım. Kırmamak için sesimi çıkarmadım. Halbuki ben ne ev kadınları tanıyorum, bir yandan pirinç ayıklarken bir yandan da çatır çatır dedikodu yapmaya muktedir, ona buna laf yetiştiren. Sanmam ki taşlı pirinç meditasyonu bize söksün. Benim aklımı asıl kurcalayan nokta başka. Arınmak için uzaklara gitmeye, inzivaya çekilmeye, her şeyden ve hatta herkesten kopmaya bir diyeceğim yok. Her insanın zaman zaman bu tür yolculuklara ihtiyacı olabilir. İki sene Arizona çöllerinde yaşamış biri olarak nasıl anlamam bu gitme-kopma-çekilme arzusunu? Ama esas zorluk inzivada değil. Esas mesele, dönünce bıraktığın hayata uyum sağlamakta. Öğrendiklerin ile yaşadığın toplum arasında bir denge kurmakta. Bir şirkette çalışırken, sokakta yürürken, okulda ders görürken, vapurda otururken, marketten alışveriş yaparken... Velhasıl esas değişim, bir yere gitmeden yapılan değişim. Tam şu anda, şimdi ve burada. Hayatın içinde, tam da göbeğinde kalıp da, gene de ötesine geçmek mümkün mü? Toplumdan kopmadan “ermiş”lik mertebesine ulaşan var mı acaba?

İnsandan uzaklaşmadan insanlığı sevmek mümkün mü acaba?

Etrafına bir bak. Tanıdıklarının ve aşina olduklarının yanı sıra bilmediğin ne çok insan var bu dünyada ve her birinde kaç dünya saklı? Roman ki insanı hikâyeleriyle anlama ve anlatma sanatı, romancının işi zerrede kâinatı, insandaki âlemi bulmak.

Sevdiklerin ve hoşlandıkların var muhakkak, bir de bir türlü sevemediklerin. Bir de bilmeden anlamadan, tanımadan dinlemeden hakkında nice sözler söylediklerin. Halbuki herkesin bir değil, binlerce hali var. Sen onun bir yönünü bilirsin, bir başkası farklı bir yönünü. Sen ona “iyi” dersin, o “kötü”. Ne senin resmin bütünü temsil eder, ne diğerininki. İstisnasız herkes ne hikâyeler yaşamış, ne badireler atlatmış. Kimi görece daha rahat yollardan geçmiş; kimi dikenli, engebeli, taşlı çukurlu. Kiminin dizlerinde yara izleri. Kiminin sırça yüreği kırılmış vakti zamanında, kimi kalp üstüne kalp kırmış. Şu anda gördüğün her insan, fikri, sözleri ve görünüşü ne olursa olsun, bir sürecin sonucu. Herkes bir yolculuktan gelmiş... Herkes yol yorgunu... O kadar çok ihtiyacımız var ki dinlenmeye, tazelenmeye.

O kadar ihtiyacımız var ki yepyeni bir söz söylemeye. Gönlümüz ve zihnimiz kanatlanmak istiyor ya, eski huylarımız, kırgınlıklarımız ve kızgınlıklarımız habire ayaklarımızdan tutup dibe çekiyor bizi. İzin vermiyor hafiflememize. Bir kenara atabilsek keşke tortulanmış duyguları, çoktan eskimiş benlerimizi, örselenmiş hallerimizi. “Kendine gel, yepyeni bir söz söyle de dünya yenilensin. Sözün, öylesine bir söz olmalı ki dünyanın sınırını aşmalı.” Böyle diyor Mevlânâ. Ve ekliyor bir başka yerde. “İnsan pek büyük bir şeydir. Onda her şey yazılmıştır. Fakat perdeler, karanlıklar, kendisindeki o bilgiyi okumasına meydan vermez.”

Bütün bir öğleden sonra arkadaşım ve ben pirinç ayıkladık karşılıklı. Hızımızı alamadık, gidip bakkaldan en ucuz, en kurtlu pirinçleri alıp onları da ayıkladık tepsi tepsi. Kendi içimizdeki kusurları, eksikleri, hamlıkları ayıklamak ister gibi.“Ben bu çalışıp çabalama dünyasında iyi huydan daha güzel bir ehliyet görmedim”, diyor Mevlânâ. “Kimde iyi huy varsa kurtulmuştur. Herkes, önce kendi kusurunu görseydi halini ıslah etmekten gaflet eder miydi? Halk kendisinden gafildir, babam gafil. Onun için birbirlerinin kusurlarını görürler. /Ben kendi yüzümü göremem de senin yüzünü görürüm. Sen de benim yüzümü görürsün.”

Aradığın hikmet ne Çin’dedir, ne Hindistan’da bazen. Durur önünde. Burnunun ucunda. Keşfedilmeyi bekleyen ne çok söz var bu topraklarda.

 
Reklam
happyloveModern dünyada mutlu ve sağlıklı ilişkiler yaşamak giderek güçleşirken uzmanlar konuyu masaya yatırdı, sıkça yapılan hataları ve mutlu ilişkiler için yapılası gerekenleri sıraladı. 'Aşk diye bir şey yok' diye kestirip atmayın, tavsiyelere kulak verin.

Devamını oku...

loversProf. Dr.Mehmet Sungur, romantik bir aşkın cinsel arzuları da artırdığını söylüyor. Aşkın cinsellikten haz almanın garantisi olduğunu belirten Sungur, ekliyor: Aşkla yapılan seks ziyafet gibidir. Aşksız olanı ise sıradan bir yemektir. Devamını oku...

weddingReha Muhtar'ın son günlerin güncel konusu üzerine görüşleri :

Hayat nasıl da değişti?...  Nerelerden nerelere geldi?... “Beni ne doktorlar, ne avukatlar istedi de babam vermedi” yollu güzel ve istenen kadın tekerlemesi tersine dönüp, “erkeği hak eden kadın” haline geliverdi... Devamını oku...

new-driver1Otomobil tutkunu erkek kadında hangi özellikleri arıyor?

Erkekler için hangi kadınlar daha çekici? Lüks otomobil kullananlar mı, yoksa küçük otomobilleri tercih edenler mi? İşte yanıtı…

Devamını oku...

Sad_WomanGeçen hafta erkeklerin ipliğini pazara çıkarmıştık, şimdi sıra kadınlarda. Bu kez deplasmanda olduğumdan erkeklerden yardım aldığımı itiraf etmem gerekir. İtirazı olan kadınlar, şikayetlerini çevrelerindeki erkeklere bildirsinler lütfen. Devamını oku...

StockReİngiltere'de bir üniversitede matematik öğretmenliği yapan Backus yalnız olmanın bilimini matematiğe döktü. En iyi eşinizi bulmanın olasılığı 285 binde 1'e denk geliyor...

Devamını oku...

denizcakir21Yaprak Dökümü'yle tanınan ünlü oyuncu, aşkın anlamını yeniden sorguladığını söyledi. Ancak bunu ifade ederken, hemcinslerini kızdıracak sözler ağzından dökülüverdi. Devamını oku...

angelina-jolie-10Oklahoma Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre, ilişkisi olan erkekler kadınlara daha çekici geliyor. Kadınlar "zor veya elde edilmesi imkansız" erkeklerden daha fazla hoşlanıyor. Uzmanlar buna "Angelina Jolie sendromu" adını verdi.

Devamını oku...

manwomanSevgilinizin içinden geçenleri anında okuyabilmek ister misiniz? O halde bu haber sizin için.Sevgiliniz sizinle çok rahat olsa da, her şeyi konuşabiliyor olsanız da, duygularını paylaşmak onun için hiç kolay olmayabilir.  Ağzından alamadığınız cevapları vücut dilini okumayı başarırsanız, yüzünden kolayca alabilirsiniz. Yüz vücudun en konuşkan parçasıdır, çünkü yüzdeki kaslar direk beyinle bağlantılıdır.             Devamını oku...

facebook_1Ayşe Özyılmazel en kıl oldugu facebook tanışma yöntemlerini anlattı... İşte 'Top 6' en kıl olduğum facebook'tan tanışma girişimi: Devamını oku...
Reklam
200kucuFotoğraf sanatçısı Defne Sesin Okay, 'Saklı Zaman' adını verdiği sergisiyle herkesi hayvan haklarına duyarlı olmaya çağırıyor. Sokakta yaşam mücadelesi veren dört ayaklı dostlarımız, serginin baş misafirleri...

Devamını oku...

hayvanbarinagiBu moda çekiminin modelleri, barınak köpekleri... Köpek ürünleri satan bir internet sitesi için poz veren Üsküdar Barınağı'nın sevimli sakinlerini sahiplenecek aileler aranıyor Devamını oku...

inadinayasatmakSokak ayvanlarının özgürlüğü için yaptığı 15 dakikalık 'Ezber' adlı belgeselle adını duyuran Tolga Öztorun, aynı zamanda ALEM FM'de 'Tolga Öztorun ile Dost Muhabbetler' adlı bir program sunuyor.

Devamını oku...

lostcatAvustralya'da 'Clyde' adlı bir kedi, 3 yıl süren gizemli yolculuğunda 3 bin 800 kilometre yol kat ederek sahibine kavuştu.
 

Devamını oku...

cute-puppy1Uzun ve yorucu bir iş günü, yoğun trafikte geçen saatler ve sizi strese sokan birçok benzer olayın ardından evinize geldiğinizde sizi kapıda kuyruğunu sallayarak karşılayan köpeğinizin nasıl büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu belki fark etmişsinizdir.

Devamını oku...
Cats_Petunia_and_Mimosa_2004Kedi köpek pansiyonu denilince akla, kafesler içindeki mutsuz hayvanlar geliyor değil mi? Ama artık sevimli dostlara özel evlerini hiç aratmayacak, son derece lüks konaklama mekânları var Devamını oku...

kurt36 bomba arama köpeği, polis aracında unutulunca havasızlıktan öldü. Köpekler arasında 2007'de 580 kilo patlayıcının yerini tespit eden "Maske" adlı Alman Kurdu da var.
 

Devamını oku...

White_Dog_10241Sokak hayvanlarının maruz kaldığı şiddete dikkat çekmek için hazırlanan 15 dakikalık 'Ezber' filminde ünlü isimler köpek rolü oynadı.

Devamını oku...
kedi1Uluslararası krize yol açan Ahmedabad, Başkan Bill Clinton’ın medya kahramanı olan kedisi Socks, Churchill’in tarihi simge haline dönüşen kedisi Jock, uzaya “fırlatılan” ilk kedi Felix, katili yakalatan Kartopu, beste yapan Pulcinella, Oscar’a layık görülen Portakal... Devamını oku...
baby_cat_in_pinkPabuç, sevgi dolu, yumuşacık bir Golden Retriever. Öyle ki, birilerinin hiç acımadan çöpe attığı minicik yavru kedilere annelik yapıyor. Onları karnında uyutuyor, emziriyor, yalıyor ve koruyor.

Devamını oku...