Anasayfa gezi ve doğa Bekar kalmak istemiyorsanız
Bekar kalmak istemiyorsanız
Editör tarafından yazıldı   
Cuma, 11 Eylül 2009 18:07
polonya"Bu kadar hüzün kokan bir ülke daha var mıdır?" diye düşününce aklıma bir isim gelmiyor. Evet, hüzün kokan bir yer Polonya. Hele ki sonbahar mevsiminde tam da sevdiğiniz biriyle gidilesi bir yer… Tarihinde birçok trajediye sahne olmuş bu güzel sakin ülkenin Wroclaw şehrinde İstanbul’u düşünürken buluyorum kendimi. Yanımda birbirinden değerli insanlar ve tabii ki bizimle sürekli ilgilenen, her türlü yardımcı olan rehberlerimiz Levent ve Murat… Anlattıkları hikayelerden sonra aslında Polonya’nın bize hiç de uzak bir yer olmadığını anlamaya başlıyoruz.

Bu güzel ülkede dikkatimizi çeken her evin, her binanın önünde çeşitli heykeller olması. Ve yeni tarz binaların hiçbiri yok. Özellikle de Wroclaw’da her yer tarih kokuyor. Yollarda hep yaşanmışlığın birer izi var. Gözümüzden kaçmayan bir başka şey ise sokaklarda birçok köşede bulunan cüce simgeleri. Rehberlerimize sorduğumuzda bize çok ilginç bir hikaye anlatıyor. Polonya’da başkaldırı hareketi yapan kişiler başlarına bir şapka geçiriyor ve bir grup oluşturuyor; fakat hareketleri bir işe yaramıyor. O nedenle isimleri “cüce” kalıyor.

YÜZDE 90’I KATOLİK

Polonya halkı oldukça dindar. Ülke genelinde kiliseye gittiğini beyan eden kişilerin oranı yüzde 80. Ülkenin yüzde 90’ı Katolik. Nüfusu 38 milyon civarında. Anlatılanlara göre iş gücü oldukça yüksek. Tarımsal faaliyetleri fazla.

Wroclaw, ülkenin finans olarak 2. bölgesi. Polonya'nın dışardan yapılan yatırımlarla birlikte iş gücü oldukça artmış olduğu öğrendiklerimiz arasında. Özellikle de Leh Valessa'nın halkı bilinçlendirmesiyle oluşan Özgürlük Hareketi'yle gayri safi milli hasılaya bakılınca satın alma gücü yüksek olan bir ülke. Kişisel kazanç yıllık ortalama 12 bin doları aşmış durumda. 80'lerin başlarında bizde bavul ticareti yapan ülke; bize vize vermeyen bir ülke oldu. Vatandaşları dünyayı gezmeyi çok seviyor. Kültür turlarına katılıyorlar. Her tatilde İspanya, İtalya, Türkiye gibi ülkelere gidiyorlar.

İNGİLİZCELERİ VASAT

Bu ülkede İngilizce ile idare edebileceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz; çünkü birçok yerde halk İngilizce bilmiyor; bilenler de konuşmayı tercih etmiyor. Yemek kültürleri bize çok yakın. Bizde sofraya ilk olarak çorba gelir daha sonra ana yemek; Orada da bu şekilde.

Ülkenin en güzel tadı ise çorbaları ve el yapımı biraları. Bir de yemekleri genellikle etli ve mantarlı yapılıyor. Servis konusunda oldukça yavaşlar. Bir yemek istediğinizde gelim süresi uzadıkça uzuyor; siz de acıktıkça acıkıyorsunuz. El yapımı biraları tadılmaya değer. Çeşitlerini yapmışlar; bizler de karamelli olanını tercih ediyoruz. Yemek bitiminde gelen tatlıları muhteşem. Özellikle de tatlının yanına gecikmeden gelen filtre kahveleri yemeğinize ayrı bir keyif katmaya yetiyor. Eğer buraya gittiğinizde yanınıza sadece Euro aldıysanız yandınız! “Kantor” adı verilen döviz bürolarından derhal para biriminizi Zloty’e çevirirseniz daha rahat edebilirsiniz. Bu arada ülke gerçekten çok ucuz. Hani farklı bir ülkedesiniz diye çok fazla para harcayacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Fiyatlar İstanbul ortalamasıyla hemen hemen aynı.

BEKAR KALMAK İSTEMİYORSANIZ

Polonya’da ilginç bir inanış var. Dışarıdan gelenler buranın pet şişelerindeki sulardan içerse bekar kalmıyor. Rehberlerimizden Levent de bunu onaylayarak, “Murat arkadaşımız denedi, eşini Polonya’da buldu” diyor. Biz de bol bol bu sulardan içiyoruz…

18 MİLYON TURİST ÇEKEN ÜLKE

Rehberlerimizden Levent’e sorduğumuzda “Türkiye'de Polonyalılara ait bir köyümüz var, adı da Polonezköy. Onların burada bir Türk köyü var mı?”, bize yanıtı tabii ki “Hayır” oluyor; ancak çok fazla turisti kendilerine çekiyorlar. En çok da Krakov şehrindeki "Auswitch Kampı" ile "Birkenau Kampı"na ziyarete geliyor turistler. Bu zamana kadar Polonya toplam 18 milyon turist çekmiş, 14 milyon kadarı da bu kampları ziyaret etmiş. En çok Almanlar burayı ziyaret ediyor! Polonya'ya ulaşım da çok kolay.  Kuzey'de Baltık Denizi var. İklimi sıcak olmadığı için denize girme mevsimi çok kısa. Mazurka diye bir bölgesi var; 3000 kadar göl var. Temmuz ayında denize girilebiliyor sadece. Beyaz Rusya, Ukrayna, Almanya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya gibi ülkelerle komşu. Tarım konusunda iyiler. Polonya'da birçok sebze, meyve çeşidi yetiştiriliyor. Rakım çok yüksek değil. Güneyde dağlar var. Orada kış tatil turizmi var. Rusya'dan gelen hava akımı Polonya'yı etkiliyor ve iklim karasal oluyor. Varşova'da sıcaklıklar -20'lere kadar iniyor.

RUS VOTKASI OUT, ZUBROWKA IN!

Aslına bakacak olursanız Polonyalılar çiftçi bir millet ve tarım önemli iş kollarından biri. Ülkenin doğu sınırı bugün dünyanın en önemli milli parklarından kabul ediliyor. Her türlü hayvan yaşıyor. Avrupa bizonu vardır Polonya'da. Beslendiği otun her tanesi şişelerde bekletiliyor ve votka böyle yapılıyor. 1405 yılında maden işçileri bulmuştur. İsmi de Zubrowka. Ruslar votkalarıyla ünlüdür ama en iyi votka Polonya'da bulunur.

İLİŞKİLERİMİZ ÇOK ESKİLERE DAYANIYOR

Çok önemli noktalar var Polonya ve Türkiye arasında. 1386-87 yılları Osmanlı'nın Polonya'yı karşısına çıkaran zamanlar. 1386'da Lituanya prensi Wladyslaw Jagiello (Vladıslav Yagyelo) Lehistan kraliçesi Jadwiga (Yadviga) ile evlendi. Eskiden önemsiz sayılan Lehistan ve Lituanya devletleri, bu birleşmeyle Avrupa'nın en büyük ve en güçlü devletlerinden biri oldu. Boğdan Prensi Petro'nun 1387'de Lehistan kralının himayesine girişi, Osmanlı İmparatorluğu ile Lehistan-Lituanya Krallığı'nı komşu haline getirdi. Bunu izleyen yıl, Kosova Muharebesi'ne Sırp saflarında Polonya şövalyelerinin de katılışı, Türklerle ilk kesin karşılaşmaydı. Kosova Muharebesi'nden sonra iki devlet arasındaki ilişkinin uzun yıllar için kesilmesinin başka önemli nedenleri de vardı: Bir tarafta Lehistan kralı II. Wladyslaw Jagiello, Meryem Ana Haçlı Şövalyeleri'ne karşı 1410'a kadar sürecek bir savaşa girişmişti. Öbür tarafta ise Timur'un Anadolu'ya girişi ve 1402'deki Ankara Muharebesi, Osmanlı İmparatorluğu'nun dikkatini içeride tutuyordu.

1414'te Macar Kralı Sigismund'un Leh kralına gönderdiği bir rica mektubu, Polonya-Lituanya Krallığı ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki ilişkilerin yeni bir dönemini başlattı. Söz konusu mektupta Sigismund, Osmanlılar karşısında Lehistan kralından yardım istiyordu. Jagiello askeri katkı yerine Sultan I. Mehmet Çelebi'ye Skarbek z Gory (Gura'lı Sıkarbek) ve Grzegorz Ormianin (Ermeni Gregor) adlarında iki sefir gönderdi. Bu ilk sefaret, Osmanlı İmparatorluğu ile Lehistan-Lituanya Krallığı arasındaki resmi ilişkilerin başlangıcı olarak düşünülebilir. O dönemde Macaristan'ı himaye altına almak, gerek Lehistan gerekse Osmanlı İmparatorluğu için önemli bir siyasi sorundu. 1439'da, bugün adı belli olmayan, ilk Osmanlı sefiri, o zamanki Lehistan Başkenti Krakov'a geldi. Gelişinin amacı, Macarlara karşı Lehistan ve Osmanlı İmparatorluğu'nun işbirliğini sağlamaktı. 1440'ta Leh Kralı III. Wladyslaw Warnenczyk'ın (Varnalı Vladislav) Macaristan kralı olarak seçilmesi, Leh-Osmanlı dostluk havasının değişmesine yol açmıştır. Genç kral, Polonya soyluların tavsiyeleriyle Osmanlı'ya karşı bir sefere hazırlandı ve 1444'te aslında Lehler arasında çok taraftar bulmayan ve resmi olarak da Lehistan tarafından desteklenmeyen bir Haçlı Seferi'ne başladı. Saflarında bazı Leh şövalyelerini de barındıran Macar ordusu, Varna Muharebesi'nde yenilgiye uğradı. 1455'te Boğdan Prensi Petru Aron, Osmanlıların hakimiyetini tanıyor, ama bir yandan da Lehistan hakimiyetinde kalıyordu. 1504'e kadar süren bu ilginç siyasi durum, Lehler ile Osmanlılar arasında yeni anlaşmazlıklara yol açmıştı. 1476'da Lehistan Kralı Kazimierz Jagiellonczyk (Kazimir Yagyelonçık) Boğdan Prensi Stefan Çel Mare'ye destek vermek amacıyla Fatih Sultan Mehmet'e Marcin Wrocimowski (Martin Vrotsimovski) adında bir elçi gönderdi. 1476'da Osmanlı ve Tatar sefirleri, Macaristan'a karşı padişahın yeni bir önerisini Leh kralına ilettiler. Ancak ne Lehistanlı ne de Osmanlı sefirleri amaçlarına ulaşamadılar. Kırım Tatarları'nın Osmanlı himayesine alınması ve Fatih Sultan Mehmet'in ölümü, Lehistan-Osmanlı ilişkilerini etkilemiştir. II. Beyazıt saltanatının ilk yıllarında Kili ve Akkirman'in zaptı Lehistan'da Osmanlılardan yana bir endişe doğurdu. Kralın gönderdiği ordu, bu kaleleri geri alamadı.  Kanuni Sultan Süleyman zamanında iki ülke dostluk içinde yaşamışlar. 17. yzyılda Kazak ve Tatarların, Polonya Krallığı'nın yaptığı saldırılar Kazakların da Kırım tarafına yaptığı saldırılar iki ülke arasını bozuyor.

1620'de Osmanlı İmparatorluğu ile İran arasındaki savaş biter bitmez, Osmanlı ordusu Lehistan'a doğru ilerledi.  Çeçora olarak bilinen muharebede Leh ordusu büyük yenilgiye uğratılmıştır. Bir yıl sonra ise yeni bir savaş başladı: Hotim Muharebesi.  Bu savaşın galibi yoktu ve sonucunda yeni barış antlaşması hazırlandı. Sonraki yıllarda barışı koruyabilmek için diplomasiye ağırlık verildi, her iki ülke  arasında elçilerin sürekli gidip geldiğini görüyoruz. Bu dönemde Lehistan, bazı iç sorunları nedeniyle ciddi bir mali krize girmiştir.

NAZIM HİKMET DE POLONYALI


1800'lü yıllarda da Polonya'dan Türkiye'ye kaçan ünlü isimler var. Osmanlı da topraklarını açıyor. Mustafa Celaleddin Paşa olarak bildiğimiz bir Osmanlı Paşası var. Tamamen Polonyalı. İsmi ise Konstantyn Borzecki. Ölümünden sonra Atatürk'ün kendisi hakkında şöyle birşey söylediğini biliyoruz, "Bu Polonyalı gerçek altın bir anıta layıktır" O da iyi bir asker, harita subaylığı yapmış bir kişi. Polonezköy'e giderseniz bir de Kraliçe Yadviga anıtı vardır, olur ya gördüğünüzde hatırlarsınız. O da Sadık Paşa'nın eşidir. Sadık Paşa da Polonyalıdır. Mustafa Celaleddin Paşa'nın torunu da Nazım Hikmet'tir. Çok yazar, öğretmen ve birçok elçi gelmiş ülkemize. Lehçe olarak ülkemizin tarihini yazmışlar. Kendileri Müslüman olmuş. Kasımpaşa'da Adam Mickiewicz Müzesi vardır. O önemli şairlerinden biridir.
Jan Kochanowski, Witold Gombrowicz, Stanisław Lem, Bruno Schulz, Stanisław Ignacy Witkiewicz, Jan Polkowski, Adam Zagajewski, Julian Kornhauser, Ewa Lipska ve Rafal Wojaczek gibi tanınmış yazarları vardır. Ayrıca, Henryk Sienkiewicz,Władysław Reymont,Czesław Miłosz ve Wisława Szymborska Nobel ödülü alan edebiyatçılarıdır.

Polonya'nın en ünlü sanatçısı, on dokuzuncu yüzyılda yaşamış besteci ve piyanist Fredric Chopin’dir.

Polonya'nın ünlü takı tasarımcıları Jacek Byczewski, Jan Suchodolski, Piotr Małysz, Krzysztof Ginko, Maryla Dubiel, Jan ve Alicja Wyganowski, Marcin Gronkowski, Jakub Zeligowski, Piotr Modliński modern gümüş takı tasarımında çağdaş sanatin dünyaca tanınmış sanatçılarıdır.

Varşova'da bulunan Galeri Constantinopol 2005 yılından itibaren Polonya'nın modern sanatçılarını takdim edip ve eserlerini satışa sunmaktadır.
 
Reklam
Reklam
happyloveModern dünyada mutlu ve sağlıklı ilişkiler yaşamak giderek güçleşirken uzmanlar konuyu masaya yatırdı, sıkça yapılan hataları ve mutlu ilişkiler için yapılası gerekenleri sıraladı. 'Aşk diye bir şey yok' diye kestirip atmayın, tavsiyelere kulak verin.

Devamını oku...

aptalerkekSadakatsiz erkeklerin IQ seviyelerinin eşlerini aldatmayanlardan düşük olduğu ortaya çıktı.

Devamını oku...

prsrAraştırmalara göre erkeğin ömrünü uzatmanın yolu, genç kadınla evlenmekten geçiyor.

Yeni bir araştırmaya göre, genç kadınla evlenen erkeğin ömrü uzuyor.

Devamını oku...
ayrilikKadınlar artık daha güçlü, daha talepkar.... Erkekler zaten kadınları anlamıyor... Artık kimse alternatifsiz değil... Kadın-erkek ilişkilerindeki değişim, dönüşüm hakkında herkesin bir fikri var. Ama biz, çıkmaza giren ilişkileri; aşk, evlilik, sadakatsizlik konularını bir soralım dedik. Devamını oku...

sadmanAşağıdaki liste, bir ilişkinin en başında olanlar, hatta henüz karar aşamasında bulunanlar için hazırlanmıştır. Baktınız beyefendide bunlardan birkaçı bulunuyor, etraflıca bir düşünün, derim. Bazı maddeler var ki, tek başına erkeği bitirmeye yeter. Devamını oku...

mutlukadinGünlük hayat içinde bir kadını mutlu eden o kadar çok şey var ki... Bunların arasında yüz maskesi yapmak veya spor yapmaya başlamak gibi kişisel bakımla ilgili örneklerin yanı sıra kariyerinde emin adımlarla yürümek ve tabii ki aşk da var.. Devamını oku...

kalpİsrail’de yapılan araştırmaya göre, mutsuz bir evlilik sürdüren erkeklerin kalp sağlığı tehdit altında. Bu kişilerin, 10 yıl içinde ölümcül kalp krizi geçirme riski, diğer erkeklere oranla yüzde 64 daha fazla

Devamını oku...

Sad_WomanGeçen hafta erkeklerin ipliğini pazara çıkarmıştık, şimdi sıra kadınlarda. Bu kez deplasmanda olduğumdan erkeklerden yardım aldığımı itiraf etmem gerekir. İtirazı olan kadınlar, şikayetlerini çevrelerindeki erkeklere bildirsinler lütfen. Devamını oku...

HospitalABD'de yapılan bir araştırmada, erkeklerin ağır hasta eşini terk etme olasılığının kadınlara göre 7 kat fazla olduğu ortaya çıktı.
 

Devamını oku...

manwomanSevgilinizin içinden geçenleri anında okuyabilmek ister misiniz? O halde bu haber sizin için.Sevgiliniz sizinle çok rahat olsa da, her şeyi konuşabiliyor olsanız da, duygularını paylaşmak onun için hiç kolay olmayabilir.  Ağzından alamadığınız cevapları vücut dilini okumayı başarırsanız, yüzünden kolayca alabilirsiniz. Yüz vücudun en konuşkan parçasıdır, çünkü yüzdeki kaslar direk beyinle bağlantılıdır.             Devamını oku...

Reklam
Reklam
baby_cat_in_pinkPabuç, sevgi dolu, yumuşacık bir Golden Retriever. Öyle ki, birilerinin hiç acımadan çöpe attığı minicik yavru kedilere annelik yapıyor. Onları karnında uyutuyor, emziriyor, yalıyor ve koruyor.

Devamını oku...

kedi1Uluslararası krize yol açan Ahmedabad, Başkan Bill Clinton’ın medya kahramanı olan kedisi Socks, Churchill’in tarihi simge haline dönüşen kedisi Jock, uzaya “fırlatılan” ilk kedi Felix, katili yakalatan Kartopu, beste yapan Pulcinella, Oscar’a layık görülen Portakal... Devamını oku...
inadinayasatmakSokak ayvanlarının özgürlüğü için yaptığı 15 dakikalık 'Ezber' adlı belgeselle adını duyuran Tolga Öztorun, aynı zamanda ALEM FM'de 'Tolga Öztorun ile Dost Muhabbetler' adlı bir program sunuyor.

Devamını oku...

kelebeksBir karınca kendi ağırlığının 50 katı ağırlığı kaldırabilir.  

Arılar yarım kilo bal yapabilmek için iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorunda. 

Bir mayıs sineğinin ömrü sadece birkaç saattir.

Devamını oku...
Cats_Petunia_and_Mimosa_2004Kedi köpek pansiyonu denilince akla, kafesler içindeki mutsuz hayvanlar geliyor değil mi? Ama artık sevimli dostlara özel evlerini hiç aratmayacak, son derece lüks konaklama mekânları var Devamını oku...

catdog1Kediler mi daha iyi yoksa köpekler mi? Aslında ikisinin arasında çok fark yok, cevap sizin bir evcil hayvandan ne beklediğinize göre değişiyor...

Devamını oku...

kurt36 bomba arama köpeği, polis aracında unutulunca havasızlıktan öldü. Köpekler arasında 2007'de 580 kilo patlayıcının yerini tespit eden "Maske" adlı Alman Kurdu da var.
 

Devamını oku...

hayvanbarinagiBu moda çekiminin modelleri, barınak köpekleri... Köpek ürünleri satan bir internet sitesi için poz veren Üsküdar Barınağı'nın sevimli sakinlerini sahiplenecek aileler aranıyor Devamını oku...

White_Dog_10241Sokak hayvanlarının maruz kaldığı şiddete dikkat çekmek için hazırlanan 15 dakikalık 'Ezber' filminde ünlü isimler köpek rolü oynadı.

Devamını oku...

large_pg29dog1Bilim, hayvanların duyguları olduğu konusuna hep şüpheyle yaklaştı. Ancak Newsweek dergisinin yeni sayısındaki habere göre, yapılan son araştırmalar, hayvanların da duygularının olduğunu ve her birinin farklı kişilikler sergilediğini ortaya koydu.

Devamını oku...