Anasayfa Şebnem Ekşib Gençlik nereye koşuyor?
Gençlik nereye koşuyor?
Şebnem Ekşib tarafından yazıldı   
Salı, 17 Mart 2009 01:02

teenageUzun uzun çalan telefonu açtığımda kulak zarımı patlatan ses tonuyla böğürmekle bağırmak arasında son perdede haykıran yeğenimi sakinleştirmem epey uzun sürdü.


“Bütün yazdıklarım gitti, bu aleti pencereden atmak istiyorum” diyordu. “Tamam” dedim “Sakin ol, kaydettin herhalde, en azından bugüne kadar yazdıklarını bir cd de falan kopyalamışsındır nasılsa.” Ama hayır kaydetmemiş. Zira onun için bilgisayar = msn demekti, sadece bu…pardon bir de facebook ! işte bu yüzden yıllardır sahibi olduğu notebookun chat yapmak dışında bir de word – excel gibi bölümleri de olduğunun hiç farkında varamamıştı. Ama yazması gereken kocaman bir tez ile baş başa kaldığında sohbet turları pek işine yaramamış görünen o ki.

                         

Bu gençlere bir şeyler oldu, hatta son 10 yıldır büyük bir hızla bizim vatanı milleti emanet edeceğimiz nesile olanlar oldu. Okumuyor, merak etmiyor, sabretmiyorlar. Hep büyük hayaller…ama iş bu hayallere sahip çıkıp, uğruna çalışmaya gelince barajlar misali suları çekilip tısss sesi veriyorlar. Yeğenimin buna cevabını duyar gibiyim; “Mühendislerin çağrı merkezlerinde çalıştığı bir ülkede hayalleri gerçekleştirecek her şey hazırdı da biz elimizle ittik mi yani”

 

Başka bir pencereden bakıldığında ise büyük çoğunluk kitap okumak nedir bilmiyor, zira bilgisayar ve görsel malzeme ile büyüdüler. Sabretmek yok, zira hız çağında her şey adeta akıyor, sonuç odaklılar arada olan bitenler onları pek ilgilendirmiyor.

 

Bir grup üniversite öğrencisi ile sohbet ediyorduk, yanılıp şaşıp sordum: eee çocuklar gelecek için ne yapmayı düşünüyorsunuz, hedefiniz nedir? Büyük hedefleri şuydu…Okulu bitirmek! Yahu bu bir hedef değil ki. Zaten okulu bitirmek için girdiniz üniversiteye, yarım bırakmak için değil ki, pardon ama o sorumluluğunuz oluyor.  Bu şuna benziyor bir fabrika açıyorsunuz soruyorlar bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsunuz? Üretim yapmayı…Tamam onu zaten yapacaksınız da, sonra ne olacak…bilmiyorum!!!

 

Bizde kabahat yok mu…elbette var. Geçenlerde Ayşe Arman’ın Psikolog Şeniz Pamuk ile yaptığı ropörtajı okuyordum. Şeniz Pamuk son dönemde birden patlayan hiperaktif çocuk sendromu sorununun aslında bir çoğunun zamanında sınırları konmamış çocuklar olduğundan veyahut hep bir hız limitinde yaşayan ebeveynler tarafından körüklendiğinden bahsediyordu ki bu durum çok ilgimi çekti çoğumuz bu hataya düşüyoruz, çalışan annelerin büyük bir kısmı çocuklarına bu şekilde davranmıştır. Diyor ki Pamuk;

 

“…Her şeye izin veriyorlar. Ve hiç bir şeyin devamlılığını sağlamıyorlar. Çocuk diyelim ki resim yapıyor, -Hadi yavrum bırak boya kalemlerini Akmerkez’e gidiyoruz, diyorlar. Sonra sinemaya, sonra hamburgerciye. Sürekli oradan oraya. Ondan sonra -Bütün pazar gezdirdim seni, hálá mutsuzsun!" diyorlar.

Evet mutsuz çünkü yoruldu, çünkü hiçbir şeye konsantre olamadı, her şey önüne yığıldı ve ambole oldu.”

 

Aslında çocuklukta başlayan bu sorunlar gördüm ki büyüdükçe de devam etmekte. İşim gereği çok çeşitli yaş gruplarında ve sosyal konumda insanla iç içeyim ve özellikle gençlerin ciddi şekilde bir ne yapacağını bilmeme, yolunu belirleyememe sorunları var. Kavramlar karışmış. Öyle ki, sorumluluklarla, hedefler, istekler hepsi birbirine girmiş. Diyeceksiniz ki, onlarında işleri zor. Evet çok zor. Tuhaf ve belirsizlikler üzerine oturmuş bir coğrafya da yaşıyoruz ama artık dünya da tuhaf oldu. Refahın, adeletin, emeğin karşılığının dört dörtlük oturduğu bir kara parçası kaldıysa bana haber verin...Her şey daha zor ve daha fazla efor harcayarak elde edilesi oldu çıktı başımıza. Öyle bundan 10 yıl öncesine kadar gidip bir Amerikan rüyası yaratabileceğimiz bir Amerika da kalmadı baksanıza. Oraya da güven yok.

 

İş bu yüzden farklı olan kazanıyor. Tarz yaratan kazanıyor. Kendini yetiştiren, yolunu bilinçli çizen kazanıyor. Ne yazık ki bu bir yarış ve en iyiler istedikleri yerde olacaklar. Şans ve tesadüfler zinciri sizleri bir yerlere getirir şüphesiz ama orada kalmanız kendi becerileriniz ve azminizle ilintilidir. Okuyan araştıran ve kendi ufuklarını belirleyerek oraya koşan bir nesile ihtiyacımız var.

Çok çalışmak lazım çoookk.

 

Şebnem Ekşib

 
Reklam

manwomanSevgilinizin içinden geçenleri anında okuyabilmek ister misiniz? O halde bu haber sizin için.Sevgiliniz sizinle çok rahat olsa da, her şeyi konuşabiliyor olsanız da, duygularını paylaşmak onun için hiç kolay olmayabilir.  Ağzından alamadığınız cevapları vücut dilini okumayı başarırsanız, yüzünden kolayca alabilirsiniz. Yüz vücudun en konuşkan parçasıdır, çünkü yüzdeki kaslar direk beyinle bağlantılıdır.             Devamını oku...

couple-laughing11Evlenirken dikkatli olmanız gereken, deneyimlerin ışığında evlenilmeyecek erkeklerin özellikleri...
 

Devamını oku...

weddingReha Muhtar'ın son günlerin güncel konusu üzerine görüşleri :

Hayat nasıl da değişti?...  Nerelerden nerelere geldi?... “Beni ne doktorlar, ne avukatlar istedi de babam vermedi” yollu güzel ve istenen kadın tekerlemesi tersine dönüp, “erkeği hak eden kadın” haline geliverdi... Devamını oku...

3ask21Aşk, belki de insanoğlunun en çok peşinde koştuğu duygu. Ama aşktan aşka da fark var; kimi kısa zamanda başlayıp saman alevi gibi yaşanıp bitiyor, kimi uzun yıllar sürüp gidiyor.

Devamını oku...
break_upHovardalara bahane oldu, incinmekten korkanlara kaçış yolu. 20 yıl önce söylense ne olduğu bile anlaşılamayacak bu sorun ne ara ortaya çıktı? Nedir bu ‘bağlanma problemi’nin sebebi? Devamını oku...

aldatan-kadKadınları aldatmaya yönelten en sık rastlanan 6 durum...Amerika eski başkanı Bill Clinton’un eşi,Hillary Clinton, aldatılmasına rağmen evliliğini sürdürerek kadınlar arasında bir sembol haline gelmişti.

Devamını oku...
internetdatingBugün Sevgililer Günü. Çevrenizdeki üç kişiden biri sevgilisini ya da eşini internette buldu. Sevgilisi olmayanlar ise aşkını bir bilgisayar ekranında arıyor. GlobeScan’in BBC için yaptığı araştırma, internetin hayatımıza nasıl dokunduğunu gösteriyor

Devamını oku...

utangacTeklemek, kekelemek, tıklamak, tıkanmak da diyebilirsiniz... Birini görüp beğeniyor ve ilk adımı atamıyorsunuz, hatta adımı yanlış atıyor, ilk saniyeden kaybediyorsunuz. Felaket bir durum bu! Devamını oku...

divorce1İşte yatak ıslatmaktan cinsel doyuma, yemeğe idrar atmaktan tırnak kesmeye kadar en ilginç boşanma nedenleri...
Devamını oku...

married1Pek çok çift, sonsuza dek mutlu olacakları düşüncesiyle evleniyor ama...

Aşk, samanlığı seyran hale dönüştürebilir ama uzun bir hayat yolculuğunda insanları bir arada tutmaya yetmeyebilir...

Devamını oku...
Reklam

dogs54Beykoz'daki sokak hayvanlarının kaderi son bir yılda değişti. Hep kötü haberlerin geldiği ilçede, artık hayvanlar adına güzel şeyler yapılıyor. Belediye ve gönüllüler el ele verip, önce barınağı düzeltti. Şimdi de sahiplendirme çalışmalarına hız verilmiş durumda Devamını oku...

kayipkopekKaybolan köpeğini, ‘abdest bozuyor’ diye eşi gazete ilanıyla hibe etmiş. İstanbul’da iki ay önce kaybolan 16 aylık doberman cinsi köpeği ‘Esmer’i, afişler bastırıp il il dolaşarak Türkiye’nin dört bir yanında arayan ve Bodrum’un Ortakent Yahşi Beldesi’ndeki çiftlikte bulan Dr. Zuhal Eşmen, öğrendiği gerçekle şoke oldu.

Devamını oku...
kedi1Uluslararası krize yol açan Ahmedabad, Başkan Bill Clinton’ın medya kahramanı olan kedisi Socks, Churchill’in tarihi simge haline dönüşen kedisi Jock, uzaya “fırlatılan” ilk kedi Felix, katili yakalatan Kartopu, beste yapan Pulcinella, Oscar’a layık görülen Portakal... Devamını oku...
Cats_Petunia_and_Mimosa_2004Kedi köpek pansiyonu denilince akla, kafesler içindeki mutsuz hayvanlar geliyor değil mi? Ama artık sevimli dostlara özel evlerini hiç aratmayacak, son derece lüks konaklama mekânları var Devamını oku...

catdog1Kediler mi daha iyi yoksa köpekler mi? Aslında ikisinin arasında çok fark yok, cevap sizin bir evcil hayvandan ne beklediğinize göre değişiyor...

Devamını oku...

kurt36 bomba arama köpeği, polis aracında unutulunca havasızlıktan öldü. Köpekler arasında 2007'de 580 kilo patlayıcının yerini tespit eden "Maske" adlı Alman Kurdu da var.
 

Devamını oku...
inadinayasatmakSokak ayvanlarının özgürlüğü için yaptığı 15 dakikalık 'Ezber' adlı belgeselle adını duyuran Tolga Öztorun, aynı zamanda ALEM FM'de 'Tolga Öztorun ile Dost Muhabbetler' adlı bir program sunuyor.

Devamını oku...

baby_cat_in_pinkPabuç, sevgi dolu, yumuşacık bir Golden Retriever. Öyle ki, birilerinin hiç acımadan çöpe attığı minicik yavru kedilere annelik yapıyor. Onları karnında uyutuyor, emziriyor, yalıyor ve koruyor.

Devamını oku...

hayvanbarinagiBu moda çekiminin modelleri, barınak köpekleri... Köpek ürünleri satan bir internet sitesi için poz veren Üsküdar Barınağı'nın sevimli sakinlerini sahiplenecek aileler aranıyor Devamını oku...

lostcatAvustralya'da 'Clyde' adlı bir kedi, 3 yıl süren gizemli yolculuğunda 3 bin 800 kilometre yol kat ederek sahibine kavuştu.
 

Devamını oku...