Anasayfa Şebnem Ekşib Küçük ruhların bedenleriyle kavgaları...
Küçük ruhların bedenleriyle kavgaları...
Şebnem Ekşib tarafından yazıldı   
Salı, 17 Mart 2009 00:40

erken_ergenKızımdaki tuhaf değişimleri fark ettiğimde dokuzuna çok yaklaşmıştı. Bir şeyler yolunda gitmiyordu, bunu içgüdüsel olarak sezmiştim.

Ama ne olduğunu tam olarak fark etmem annemin bir telefonu ile oldu. Televizyonu aç diyordu endişeli sesi, Çapa tıp fakültesinden bir uzman erken ergenlik diye bir konudan bahsediyor. Anlattığı belirtiler bizim kızda da var…

Programı izledikten sonra endişelerim arttı ve bu arada çocuk endokrinolojisi diye bir bölümün olduğunu, uzmanlık alanı çocuk gelişimi olan tıp insanlarının ergenlik ve benzeri konularda çalışmalar yaptıklarını öğrendim.

Araştırma yapmaya başladım ve önüme çıkan belirtileri tek tek çocuğumla karşılaştırdım ki, hemen her belirtinin uyduğunu üzüntü ile fark ettim…

Kısa zamanda bana en yakın uzman ile kontak kurarak kızımı çeşitli kontrollerden geçirdim ve sonuçta kemik yaşının 2 yaş ilerlediğini ve bunun da geriye dönüşünün olmadığını öğrendim. Yine de bundan sonrasında 28 günde bir yapılacak olan bir iğne ile adet periyoduna girmesini engellemekteyiz ve böylece büyümeyi mümkün olduğu kadar uzatmaya çalışmaktayız.

 

Bu sorunun birden fazla nedeni var. Ama kişisel kanaatim her ne kadar istatistiksel olarak bu kanıtlanmasa da kilonun erken ergenliği tetiklediği yönünde. Benim kızımda ilk ergenlik belirtileri 6,5-7 yaş döneminde başlamıştı ve bu süreçle birlikte kilosunda da artış olmuştu. Diğer yandan kesin olan ve nerdeyse tüm uzmanların birleştiği ortak nokta hormonlu gıdaların ciddi yan etkilerinden biri ile karşı karşıyayız. Katkı maddeleri ve bu maddelerin özellikle çocukların düşkün olduğu büskivi, çukulata gibi besinlere girmiş olması. İçinde ne olduğunu tam bilemediğimiz hormonlarla büyütülen meyve sebzeler, yanlış kullanılan tarım ilaçları gibi etkenler öncelikle ciddi tetikleme sebepleri olarak biliniyor.

 

Çocuklarda ergenlik dediğimiz dönem erişkinliğe geçiş süreci olarak da tanımlanabilmekte. Bu dönem hemen olmuyor öncesinde birçok belirti ile bedenleri yavaş yavaş değişime uğrarken, ruhları da sarsılıyor ve çocukluktan erişkinliğe geçişleri değişim getirirken belki de hayatlarının ilk sancılarını da çekmelerine sebep veriyor.

 

Bu sürecin fiziksel ilk belirtisi kıllanma dediğimiz kısımla başlıyor, sonrasında kızlarda göğüslerde büyüme, erkekler de testislerde büyüme ve her iki cinste de aşırı terleme veya ter kokusunda bir değişim şeklinde ek belirtilerle devam ediyor. Kızlarda ilk adet kanaması ile bu süreç son buluyor.

 

Ancak ergenlik belirtileri kız çocuklarında 8, erkeklerde 9 yaşından önce başlıyorsa buna Erken Ergenlik deniliyor.

 

Erken ergenlikle ilgili Prof Dr Abdullah Bereket (Marmara Ünv. Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı) şunları aktarmakta;

 

Bu durum genellikle ergenlik hormonlarının zamanından önce faaliyete geçmesi sonucu ortaya çıkar. Olguların bir kısmında buna neden olabilecek altta yatan ciddi bir problem var iken bir kısmında yalnızca hipofiz bezinden hormon salınımında zamanlama hatası olabilmektedir. Erken ergenlik olgularında çocuğun kemik yaşı hızlı ilerleyerek kemiklerdeki büyüme merkezleri kapanır ve büyümenin erken durmasına ve boy kısalığına yol açar. Bu çocuklar hem altta yatan neden hem de tedavi açısından değerlendirilmelidirler. Bu çocuklarda ergenlik durdurma tedavisi ile hem erken ergenliğe girilmesi hem de boy kısalığı önlenebilir.

 

Hepimizin çok dikkatli olmamız gereken bir süreçten geçiyoruz. Başınıza geldiğinde ne yazık ki daha yakından tanık oluyorsunuz ki, bu problem düşündüğünüzün çok daha fazla ailenin ve çocuğun ortak derdi. Bir kısmımız, hatta büyük bir kısmımız bunun bir rahatsızlık olduğunu bilmekten bihaber durumdayız. Oysa 8 yaşından önce bir kız çocuğunda ergenlikle ilgili görülen her türlü belirti lütfen unutmayın erken ergenlik ön habercisidir.

 

Eğer çocuğunuzda bu tip bir belirtiler varsa veya kuşkularınız varsa öncelikle hiç vakit kaybetmeden size en yakın çocuk endokrinoloji uzmanına gidin. Bunun için vereceğim linkten size en yakın uzmanın irtibat bilgilerine ulaşabilirsiniz;

 

http://www.cocukendokrindiyabet.org/

 

Diğer yandan hepimizin çocuklarımızı daha dikkatli ve doğru beslememiz ve onları da doğru beslenme için yönlendirmeye çalışmamız hatta artık bunu bir hayat biçimi olarak çocuğa da kendimize de yerleştirmemiz gerekmekte.

 

Yaşı 35 ile 45 arası olanlar, biz daha şanslı bir gruptuk. Kış günü domates yemeden büyüdük, meyvelerin kabuklarına kuşku ile bakmadık, kabuklu yiyecekler daha faydalı olarak belletildi hep bize. Bahçelerde, ağaç tepelerinde o daldan o dala atlarken komşunun dutuna, incirine musallat olup, hepimiz nerdeyse en az bir kere komşu bahçeden kovalandık.

Elimizin altında bizi kendine esir eden parlak bir alet yoktu daha bilgisayarlar bizi masa başına hapsetmemişti, araştırma yapmak için kütüphaneye gidildiği, sadece mevsiminde çıkan sebze ve meyvelerin yendiği yıllardı.

Oysa şimdilerde bilgisayar başında hamburgerini kemiren, saatlerce masadan kalkmadan dersten, PS ye geçen. Klavye ve Mouse ile kanka olmuş bir nesil yetişmekte.

 

Çernobil faciasında bize hiçbir şey olmayacak çayları gönül rahatlığı ile için diyen zihniyet daha sonra Karadeniz deki kanser patlamasını da normal bir kanser istatistiği olarak açıkladı.

Nedense sadece benim kişisel olarak tanıdığım o dönem Karadeniz de yaşayan 4 kişi kanserle boğuştu. Ya benim tanıdığım bütün Karadenizliler kansere yakalanıyor veya bu ülkede istatistik bilgiler farklı bir sistemle yapılıyor. Bilemiyorum…

Ama bildiğim çocuğunuza yedirdiğiniz her katkı maddesi içeren yiyecek, mevsimsiz sebze, meyve onu en iyi ihtimalle kısa boylu ama daha bilmediğimiz bir sürü ihtimaller içeren başka hastalıklarla da burun buruna getirerek yaşatabilir. 

 

Yarım yamalak alınan istatistik bilgilere hiçbir zaman güvenmediğim. Dolayısı ile her ne kadar bir kısım uzmanlar erken ergenlikle ilgili matematiksel olarak bir artış yoktur deseler de, kişisel olarak bu sorunla yaşayan biri olarak meselenin hiç de öyle olmadığı düşüncesindeyim. Bana göre son 5 yılda erken ergenlik de bir patlama var. Daha da önemlisi özellikle yiyecek, içecekler de kullanılan katkı maddeleri, kontrolsüz hormonlu gıdalar yüzünden gelecek nesilleri ciddi tehlikelerin beklediğini bunlar içinde de daha ruhları büyümeden bedenleri büyüyen çocuk ergenlerin gittikçe artan bir yekûn oluşturmaya başladıklarını düşünüyorum.

 

Mesele tabi sadece yiyecekler ve içerdikleri hormonlarla da bitmiyor. İşin bir başka boyutu okul kantinlerinde gizli. Benim kızım kolanın tadını bilmeden büyüdü. Eve almadık ve daha da garibi kolaya su karıştırıp sanki daha az zararlı kılınırmış gibi çocuklarına dayayan arkadaşlarıma dehşet içinde baktım hep. Ayrana alıştırdık ve asla hazır meyve suyu içmedi tadını bile bilmedi. Ta ki, okula başlayana kadar… Özellikle özel okullarda ciddi bir gelir kapısı olan kantinler doğru dürüst denetlenmiyor. Zaten tutun ki denetlensin, çocuğun kolaylıkla ulaşabildiği başında hiçbir kontrol mekanizması olmadan istediği kadar, içinde her türlü katkılı gıdanın bulunduğu yiyeceklerden alabildiği bu kantinler de tam bir baş ağrısı.  Her teneffüs gofret yese nereden bileceksiniz…Özellikle goflet türü oldukça da çok tüketilen yiyeceklerin katkı maddesi yuvası olduğunu biliyor muydunuz?

Sürekli çocuklarımızı ve yaşadığımız çevreyi bilinçlendirmek ve onlara doğru beslenme yöntemlerini anlatmak ama daha da önemlisi bu yöntemleri bizimde evimizde uygulamamız, okulda uygulanması için okul idaresini de teşvik etmemiz gerekmekte.

İşimiz zor ama bilinçsizce bize dayanan yiyecekler ve diğer birçok etkenler yüzünden yaşama ihtimalinde olduğunuz sorunlar çok daha zor inanın.


Daha çok değil bir iki yıl önce ihraç edilen domateslerin içinde normalin üzerinde bulunan hormonlar yüzünden binlerce ton ürün Rusya dan bize gerisin geri postanlandığında bu ucube domatesler halk pazarların da kısa sürede tüketilmişti.

Şimdi bu bilinçsiz zihniyetlerin diyetleri çocuklarımıza ödetiliyor, daha çocukken erken ergenleşen vücutları ve minicik bedenlerinde yetişkin hormonları salgılanmasıyla gerginleşen ruhlarıyla da biz uğraşıyoruz. Ayrıca bu ortaya çıkan tablo meselenin artık bilinirlik kazanmış yüzü, daha bilmediğimiz kim bilir kaç çeşit yan etki sinsice çocuklarımızı ağına düşürmek için beklemekte.

Lütfen bu konuda çevrenizi uyarın, en küçük bir şüpheniz varsa derhal bir uzmandan yardım alın.

 

Sevgilerimle.

Şebnem Ekşib

Nisan 2008

 
Reklam

janniferaniston"Bir kadın ne zaman bekarlıktan, evde kalmışlığa geçer?"... New York Times yazarı Maureen Dowd sormuş bu soruyu... Bir kadın için 'bekar' dediğimizde, seçme şansının ve imkanlarının olduğunu vurgularız. Devamını oku...

marriage_29Evlilik sona erdikten sonra çiftler arkadaş kalabilir mi ? Karşılıklı saygı, evlilik için çok önemlidir. Evliliğin bitmesi halinde bile bu saygı, ne olursa olsun arkadaşlık temellerinin atılmasında en önemli faktördür.

Devamını oku...

new-driver1Otomobil tutkunu erkek kadında hangi özellikleri arıyor?

Erkekler için hangi kadınlar daha çekici? Lüks otomobil kullananlar mı, yoksa küçük otomobilleri tercih edenler mi? İşte yanıtı…

Devamını oku...
internetdatingBugün Sevgililer Günü. Çevrenizdeki üç kişiden biri sevgilisini ya da eşini internette buldu. Sevgilisi olmayanlar ise aşkını bir bilgisayar ekranında arıyor. GlobeScan’in BBC için yaptığı araştırma, internetin hayatımıza nasıl dokunduğunu gösteriyor

Devamını oku...

iw4u1h1İngiliz Daily Telegraph gazetesinin haberinde, Obesity dergisinin gelecek ayki sayısında yayımlanacak bir araştırmanın, birlikte yaşayan çiftlerin obez olma olasılığının, ayrı yaşayanlardan 2 kat daha fazla olduğunu ortaya koyduğu belirtildi.

Devamını oku...

aldatmak65Bir erkek neden eşini yada sevgilisini aldatır merak ettiniz mi? İşte erkeklerin inanılmaz bahaneleri...Kimine göre ilgisizlik kimine göre çekicilik aldatmanın en geçerli bahanesidir. Devamını oku...

look_at_the_manZamanınızı boşa harcamadan erkek arkadaşınızın gerçek niyetini bir bakışta anlayabilmek için kartlarınızı çıkarın ve oyunu oynamaya başlayın!

Devamını oku...

StockReİngiltere'de bir üniversitede matematik öğretmenliği yapan Backus yalnız olmanın bilimini matematiğe döktü. En iyi eşinizi bulmanın olasılığı 285 binde 1'e denk geliyor...

Devamını oku...
hediyepaketiGenç erkekleri 'hediye al', genç kızları da 'hediye bekle' psikolojisine sokan bu dayatmalar artık ayıp olmaya başladı.

Devamını oku...

sextherapy"Aldatma sosyal yara haline geldi" diyen Cinsel Terapist Gülsüm Bacanak, "Var olan ilişkiyi geliştiremeyen ve kendilerini yeniden ifade etmeye çalışanlar aldatıyor. Eğlenceye ve cinsel yaşama odaklanan bir model anlayışı dünyayı etkisi altına aldı. Cinsel Check-Up yaptırın" dedi.

Devamını oku...

Reklam
inadinayasatmakSokak ayvanlarının özgürlüğü için yaptığı 15 dakikalık 'Ezber' adlı belgeselle adını duyuran Tolga Öztorun, aynı zamanda ALEM FM'de 'Tolga Öztorun ile Dost Muhabbetler' adlı bir program sunuyor.

Devamını oku...

catdog1Kediler mi daha iyi yoksa köpekler mi? Aslında ikisinin arasında çok fark yok, cevap sizin bir evcil hayvandan ne beklediğinize göre değişiyor...

Devamını oku...

dogs54Beykoz'daki sokak hayvanlarının kaderi son bir yılda değişti. Hep kötü haberlerin geldiği ilçede, artık hayvanlar adına güzel şeyler yapılıyor. Belediye ve gönüllüler el ele verip, önce barınağı düzeltti. Şimdi de sahiplendirme çalışmalarına hız verilmiş durumda Devamını oku...

Cats_Petunia_and_Mimosa_2004Kedi köpek pansiyonu denilince akla, kafesler içindeki mutsuz hayvanlar geliyor değil mi? Ama artık sevimli dostlara özel evlerini hiç aratmayacak, son derece lüks konaklama mekânları var Devamını oku...
baby_cat_in_pinkPabuç, sevgi dolu, yumuşacık bir Golden Retriever. Öyle ki, birilerinin hiç acımadan çöpe attığı minicik yavru kedilere annelik yapıyor. Onları karnında uyutuyor, emziriyor, yalıyor ve koruyor.

Devamını oku...

kayipkopekKaybolan köpeğini, ‘abdest bozuyor’ diye eşi gazete ilanıyla hibe etmiş. İstanbul’da iki ay önce kaybolan 16 aylık doberman cinsi köpeği ‘Esmer’i, afişler bastırıp il il dolaşarak Türkiye’nin dört bir yanında arayan ve Bodrum’un Ortakent Yahşi Beldesi’ndeki çiftlikte bulan Dr. Zuhal Eşmen, öğrendiği gerçekle şoke oldu.

Devamını oku...

large_pg29dog1Bilim, hayvanların duyguları olduğu konusuna hep şüpheyle yaklaştı. Ancak Newsweek dergisinin yeni sayısındaki habere göre, yapılan son araştırmalar, hayvanların da duygularının olduğunu ve her birinin farklı kişilikler sergilediğini ortaya koydu.

Devamını oku...
200kucuFotoğraf sanatçısı Defne Sesin Okay, 'Saklı Zaman' adını verdiği sergisiyle herkesi hayvan haklarına duyarlı olmaya çağırıyor. Sokakta yaşam mücadelesi veren dört ayaklı dostlarımız, serginin baş misafirleri...

Devamını oku...

sokakkpekleriDünyanın en güçlü hayvan hakları teşkilatı PETA’nın başkanı nisa taifesinden Ingrid Newkirk bir konuştu, bu kadar olur.. Kendi fettak füttak kafasına göre “âleme nizam verme” konusunda her daim iddialı olan medyamızın kafası biraz karıştı.. Devamını oku...

lostcatAvustralya'da 'Clyde' adlı bir kedi, 3 yıl süren gizemli yolculuğunda 3 bin 800 kilometre yol kat ederek sahibine kavuştu.
 

Devamını oku...