| Kargaları kime şikâyet etsek? |
| Deniz Başer tarafından yazıldı |
| Pazar, 19 Temmuz 2009 14:10 |
|
Adalardan belediye tarafından bizim bölgeye bırakıldıklarını fark ettik ve curcuna başladı… Müstakil evlerin ağırlıklı olduğu bir yerde yaşıyorum. Daha doğrusu beş sene öncesine kadar böyleydi. Bugünlerde oldukça hızlı bir telaşla, sakin ve kendi halinde salınan o güzelim evleri aç gözlü bir iştahla yıkıp, apartman haline hızla soksalar da, gene de aralara serpiştirilmiş ama can çekişen birkaç cesur evde yok değil. Müteahitlerin ve toprak sahiplerinin iştahlarına yenilmemiş, sayıları az kalmış ama kibirli bir cesaretle duran evlerin çoğunda iki, hatta üç tane bekçi köpeği bulunabiliyor. Çok da sakin oldukları söylenemez fakat kişisel olarak, avazları çıktığı kadar bağırarak oynayan, arabaların kaportalarını göçertme pahasına top sevdasında olan çocuklardan daha az gürültü çıkardıkları kanaatindeyim de, dilimi tutar ve panter Deniz ilan edilmemek için bu avaz ciyak çocuklara belli bir oranda sabır göstermeye çalışırım. Neyse, birden ortalığa çıkan bu sokak köpeklerine mahalle biraz zor alıştı. Alışveriş poşetlerine doğru kuyruk sallayarak seğirtmelerini önceleri çığlıklar ve etrafa saçılan market paketleri izledi. Homurdanmalar, belediyeyi aramalar gırla giderken, en çok da şu kibirli müstakil evlerden gelen şikâyetler nedeniyle, belediye memurları bizim mahalleyi mesken tutmak zorunda kaldı. Sabahlara kadar havlayan kendi köpekleri birden unutuldu da, sokak hayvanları nedense baş eşkıya ilan edildi. Siz hiç bir sokak köpeğinin gözünün içindeki hüznü ve sevgi isteğini gördünüz mü? Anlamsız şekilde tepki gördükleri ve sürekli itilip kakıldıkları için ürkek ve güvensiz bakarlar. Yıllardır dışarıda ve içerde ev hayvanı beslerim, özellikle ufak cinslerin, sokak köpeklerinden zarar gördüklerine hiç şahit olmadım, ben hep sahiplilerden, bir de üstüne sahipli ama tasmasız gezdirilen ve genelde yaşadıkları kişinin özelliklerini taşıyan ve zamanla psikopat haline getirilmiş olanlardan ürkerim. Asıl komik olan, bir zaman sonra trajikomik şekilde, sanki bu sokak köpeklerini hayvan dostu Gül abla ile ben getirmişiz de, ortalığa bırakmışsız gibi, bütün mahalle bize diş bilemeye başladı. Belediye şikâyetlerden bunalıp, adet yerini bulsun diye, gelip alma sonra tekrar bırakma yönetimini keşfede dursun, gece havlamalarından uyuyamıyoruz diye çevre sakinleri bize hesap sormaya başladı… Bu garip ilişki birde bahçesinde sürekli uluyan 3 tane rottweiler besleyen komşunun, sokaktakiler köpeklerimi bağırtıyor diye şikâyet etmesiyle iyice karışık bir hal alıp içinden çıkılmaz bir noktaya giderken… Belediyeye bir dilekçe vermeye karar verdim. Kargalardan şikâyetçiyim! Dilekçesi… Sabahın beşinde başlayan senfonilerinin mahalle sakinleri tarafından organize edildiğine karar verdiğimi belirten ve gereğinin yapılmasını acilen isteyeceğim bir resmi bir yazı göndereceğim. Tuhaflıklar nasıl olurmuş görsünler! Öyle ya, kuyruk sallamaktan başka bir suçu olmayan hayvanlara, bu sıcakta bir tas su koymayı çok görüp, sürekli abuk sabuk mazeretlerle şikâyette bulunan insanlarla yaşamaktan bıktım. Önyargılı ve sevimsiz ama en çokta sevgisiz yaratıkları, insan geçinen bu yaratıkları, kargalarla çok özdeşleştirdim. Bana hepsi kargaları hatırlatıyor, bu kadar gürültü çıkarıp rahatsız edilmemi onlar sağlıyor olmalılar, zira çok benziyorlar… Bu konuda belediyeye başvuracağım, kargaları da ben şikâyet edeceğim… Hadi diyelim kendi bencilliklerinizle mutlu Siz hayvan dostları aldırmayın kendilerini bu dünyada tek ve eşsiz ilan etmeye çalışanlara, onlara inat lütfen özellikle bu sıcak havalarda kullandığınız yoğurt kaplarını atmayın ve ağaç diplerine içine su koyup yerleştirin. Barınaklar mutsuz ve terk edilmiş hayvancıklarla dolu. Unutmayın ki, sahibine yıllarla birlikte alışmış, onu koşulsuz sevmiş bir canlıyı yaşlanınca barınağa daha kötüsü sokağa bırakanlar insan değildir. Her ne olursa olsun, bunu ona yapanlar size de gün gelip kötülük yapabilirler zira duygusuz ve bencildirler. Onlarla görüşmeyin, uzak durun! Yedikule hayvan barınağı web sitesinde öyle inanılmaz ama hayatın içinden örnekler var ki bu konuda biraz vicdan sahibiyseniz içiniz burkulur. www.fatihbelediyesiyedikulehayvanbarinagi.com Yaşamda hiçbir şeyin karşılıksız olmadığına inanlardanım. Bir hayvana, size güvenen, koruyan ve karşılıksız seven bir hayvana eziyet etmenin, atmanın, kötü muamelenin eninde sonunda kişiye geri döneceğini biliyorum ve bu tip insanlardan vebadan kaçar gibi uzak dururum. Siz boş verin her şeyi de bu sıcakta bir tas su koyun sokaklara ne olur… Sevgilerimle. Deniz Başer Hayvan dostu. |