Yaşları 15 ila 21 arasında değişen yeni jenerasyon genç kızlardan sadece başarılı olmaları bekleniyor. Okulda, sınavda, sosyal hayatta, kişisel gelişimde ve hatta modayı takip etme konusunda da! Her şeye birden yetmeleri beklenen 'Süper Kızlar' bu kadar 'başarı' vurgusu altında kalmış olmaktan dolayı aşırı kaygılılar.
Onlar, ne anneanneleri gibi kariyer yapmak adına bir savaş vermek zorunda kalacak ne de anneleri gibi ev ile iş hayatı arasında bocalayacak. Çünkü onlar, bugün yaşları 15-21 arasında değişen, hayatını kariyer planı ve geleceğini düşünmek üzere inşa eden yeni nesil 'Süper Kızlar!'
Ne var ki, öyle görünse bile hayat onlar için de güllük gülistanlık değil.
'Süper Kız' kavramı ilk olarak, 21 yaşındaki İngiliz yazar Liz Funk'ın İngiltere'de hayli ilgi gören kitabı 'Supergirls Speak Out: Inside The Secret Crisis Of Over-Achieving Girls' yani 'Süper Kızlar: Başarının Arkasındaki Gizli Kriz' isimli kitapla ortaya çıktı. Kaliforniya Üniversitesi Psikoloji Bilim Dalı Başkanı Stephen Hinshaw'ın çok satan kitabı 'The Triple Bind: Saving Our Teenage Girls From Today's Pressures' yani 'Üç Kat Düğüm: Genç Kızları Günün Baskısından Korumak' ta, günümüz genç kızlarının işinin göründüğü kadar kolay olmadığını, yine her şeye birden yetmek zorunda kalmaları üzerinden anlattı.
Bir tarafta ağır okul hayatını sürdürmek, diğer yanda üniversite sınavlarında kendilerini göstermek yani başarı odaklı yaşamak zorunda olan bu yeni nesil genç kızlar, diğer yanda da ait oldukları çevrenin kuralları uyarınca trendleri ve akımları takip edip, bakım ve güzelliklerine de dikkat etmek durumundalar.
Biz de yaşları 15-21 arası değişen; hafta sonları en trendy kıyafetleriyle kendilerine vakit ayırmaya çalışırken, hafta içi okul üniforması içinde ders çalışmaya yetişen bu kızlara 'Siz kendinizi Süper Kız olarak hissediyor musunuz?' sorusunu yönelttik.
Sorumuzu sormak için de trendlerin takip edildiği, sosyal çevrenin önemli olduğu ve maddi imkanlar itibarıyla gençlerin geleceği kariyer üzerine kurmasına olanak veren sosyal bir yaşamın olduğu Bağdat Caddesi kızlarını seçtik.
Bakmayın onların tek bir kopyadan çoğaltılmış, salt imaj ve trendleri düşünerek yaşıyorlarmış gibi göründüğüne.
Günün karakteristik imajını veren Adidas eşofman altları, marka çantaları, bilinçli 'salaş' imajları ya da trendlerin peşine gitme alışkanlıkları olsa da yani 'Süper Kız' imajına uysalar da, aslında hem kendi gelecekleri hem ülke gerçekleri hem de kariyer planları adına ciddi dertleri var!
UMUTSUZ OLSAK DA SÜPERİZ
Bağdat Caddesi'nde turladığımızda hafta içi öğleden sonra saatlerinde etrafta bu kadar çok genç olmasına şaşırıyoruz. Zira görüş almak istediğimiz yaş grubunun o saatlerde ya okulda ya da üniversite sınavlarına çalışmak üzere evde olması gerektiğini düşünüyoruz. Oysa kazın ayağı öyle değil... Potansiyel 'Süper Kız' jenerasyonu üyelerini ya okuldan çıkmış eve koşarken ya ders çalışmaya ara vermiş arkadaşlarıyla kafa dağıtmaya çalışırken ya da sosyal hayatlarından kopmamak için çaba harcamak üzere sosyalleşirken yakalıyoruz. Okul forması üzerinde ders çalışmak üzere eve yetişen Aybeniz Fidan, 16 yaşında. Veteriner olmak istiyor ama üniversite sınav sistemi konusunda çok dertli. 'Hangi bölümde olursanız olun bir anlamı yok hatta liseye bile gerek kalmadı' diyor. Hem sosyal hayatı hem de özel hayatı sürdürmenin çok zor olduğunun da üzerinde dururken; 'sınava çalışacağız diye 'inek' moduna geçiyoruz' diyor ve ekliyor: 'Gündemi takip etmeye çalışıyoruz hem de trendleri... Hepsini birlikte yürütmeye çalışmak bizi zorluyor'. 15 yaşındaki Cansu Balaban, eczacı olmak istiyor. Üniversite sınavına hazırlanıyor ama hayata hazırlandığını hiç zannetmiyor! Ve ekliyor: 'Bizim yaş grubunun derdi aynı, her yere birden yetişmeye çabalıyoruz.'
15 yaşındaki Ceren Saran'ın ise en büyük kaygısı geleceğinin ne olacağı. Ailesinin durumu iyi olsa da ekonomik krizden sonra herkes gibi onların da kaygılı olduğunu anlatıyor. Herkesin uymak zorunda hissettiği trendlerden haberdar olduğunu ama kendini uyum sağlamak zorunda hissetmediğini söylüyor ve ekliyor: 'Ülke gündemini de takip ediyorum, oy verme yaşım geldiğinde beni temsil edecek siyasi partiyi biliyorum. Ama bu partinin başındaki insanın yeterince şey yapmamasından dolayı bundan bile emin olamıyorum!' Sonuç olarak da diyor ki: 'Baş etmek gereken bütün sorunlara baktığımda bizi kötü bir gelecek bekliyor diye kaygılanıyoruz ama umudumuzu kaybetmeyerek de bu kaygıyı dengeliyoruz.'
GÖRÜŞLER
Geleceğimiz ne olacak bilmeden, sadece çalışıyoruz 17 yaşındaki Pınar Coşkun (sağda) ve Tuğçe Oktay lise öğrencisi, ikisi de üniversitede psikoloji okumak istiyor. Üniversite sınavı için çalıştıklarını zaten başka şansları olmadığını düşünüyorlar. Durum onlar için aynen şöyle; önce sınavı kazanalım da geleceğimize sonra bakarız! Pınar, güzel bir aile ve ev hayatı istediğini ancak üniversite okuma zorunluluğunun ona başka hayaller kurmaya fırsat bırakmadığını, Tuğçe ise babasının maddi durumu olmasa sınavı kazanma şansının bu kadar yüksek olmayacağını düşünüyor. Annesi işsiz olduğu için şimdiden 'okul bitince nasıl iş bulacağım' kaygısına kapılan Tuğçe, sosyal aktivitelere ihtiyaç olduğunu ama kriz sebebiyle insanların buna şansının kalmadığını anlatıyor. Her ikisi de 'Süper Kız' kavramı düşünüldüğünde kendilerinden umutlular, kaygıları boylarını şimdiden aşmış olsa da!
Kaygılarım olsa da 'Süper Kız' olabilirim! İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü'nde Sena Türker; 21 yaşında. 'Üniversiteden binlerce insan mezun oluyor ama Türkiye'de bu insanlara iş sağlayacak kadar yeterli alan yok' diyor. Hayatına yön vermek için hemen bir iş sahibi olması gerektiğini, yanı sıra sosyal hayatta da başarılı olmak istediğini anlatıyor Sena. Ve ekliyor: 'Herkes kendi işine bakmak yerine başkalarının hayatlarıyla ilgileniyor. Nasıl yaşamak isterseniz yaşayın hep bir mahalle baskısı var. Bir şey moda olunca herkes fotokopi gibi aynı görünüyor. Sevdiğin bir şeyi giysen de aynı kalıba dahil oluyorsun'. Ona göre de Bağdat Caddesi'nde de mahalle baskısı var çünkü oranın ortamından farklı giyinirsen yadırganırsın! Tüm kaygılarına rağmen kendini 'Süper Kız' olarak hissediyor ve 'buraya kadar geldim gerisini de başaracağım' diyor.
SELİN ÖZAVCI / Aksam
|